Fransa´da OHAL ilan edilir edilmez, bir kararname ile yargı hükümete bağlanmış. Kimse aldırmadı ve gündeme de bomba gibi düşmedi; aynen devam ediyor. TÜSİAD, başbakana OHAL´in kaldırılmasını talep ederken, bu asalak güruhların iş adamlığının sahteliği şöyle dursun, adamlığının gerçekliği tartışılır. Terörle hudutlarının dışında bile savaşan bir ülkede, teröristlerin demokratik haklarını(!), sivil insanların hayat haklarından daha ziyade savunan insanların ve örgütlerin varlığı neye işaret eder? Terörün dış bağlantılı olduğuna işaret eder.
Dolar oyunlarıyla, faizcilikle iş adamı raconu kesen tuzu kurular bizim ülkemizde?
Ülkesini satarak büyük gazeteci çalımı satan uşaklar bizim ülkemizde?
Siyasi parti kılıfıyla terörizmi savunan politikacı-katiller bizim ülkemizde?
Terörün patronu dış ülkelerdir; Fransa´daki terör saldırısı gerçek değil, taktik gereğidir ve aldatmacadır. O tarihten sonra Türkiye´ye karşı teröristleri desteklemek, Avrupa´da meşruiyet kazanmıştır. FETÖ ile beraber bu zirve yapmıştır. Can Dündar´ın hareket hattına bakmak kâfidir.
İçimiz yanıyor ve söz boğazda düğümleniyor. Boğaz dokuz boğum, acıyı ölçe ölçe ifade etmek lazım? Terör, Türkiye´ye karşı Avrupa ve Amerika´nın yürüttüğü bir çapraz savaştır; doğumuzdaki sahte devlet ve aşiretler lojistik destek sağlayan, ucuz müttefiklerdir.
Terör, neo-haçlı muharebe biçimidir ama bitirileceği yer de kendi topraklarımızdır.
Tam seferberlik hâli şarttır!
Bu topraklarda nefes almalarına imkân vermeyecek, ?en ileri tedbirler? alınmalıdır.
?En ileri tedbirler? üzerine söz söylemenin yeri gazete köşesi değil elbette?
Allah, şehit ailelerine sabr-ı cemil ihsan etsin!
Ölüm Allah´ın emri ama ayrılık zor!