Müslüman için hak uğruna ve her türlü haksızlık karşısında cihad farzdır. Cihadın içini boşaltmak, yüreklerdeki derin anlamını kazımak için, ABD ve AB ülkeleri kendi kurduğu ve kendi yıktığı terör örgütleri ihdas ettiler. Müslümanların yüreğinden tekmil mukaddesatı uğruna savaşma arzusunu köreltmek için, bu teör örgütlerini ?Cihad? kavramıyla yan yana anarak ?Cihadist? dediler. Böylece FETÖ hareketi gibi kendi güdümlerindeki hareketlere alan açtılar. Bugün cihad, mücahid gibi kavramları kullanmak neredeyse sakıncalı hâle gelmiştir. Kavramlarını kaybeden toplum, o kavramlara dayalı eylem repertuarını da kaybeder.
İran´ın Şii yayılmacılığı için beslediği Hizbullah ve Haşdi Şabi gibi örgütlerin kuruluş mantığı da PKK ile aynıdır. Şii terör örgütleri, Batılıların beslediği terör örgütleriyle eşgüdüm içindedir; kendi yayılmacı emellerine İslamî kavramları kurban etmişlerdir. İslam dünyasını aldatmak için bir müddet ?Yeşil Sarık? bürünen İran´ın kalbinin içinde ırkçı ve mezhepçi bir ?kızıl? başlık taşıdığı; ırkçı-mezhepçi emellere, İslam´ı katma değer olarak kullandığı net olarak açığa çıkmıştır. Türkiye, halkı müslüman olan laik bir cumhuriyet; İran ise başına İslam koyan bir devlettir. Türkiye, terörün her çeşidine karşı olduğunu defalarca ilan ederken; İran PKK ve bütün şii terör örgütlerinin hamisidir.
Teröre karşı mücadelenin en önemli yollarından biri: Seriyye taktiğidir? Sözlükte ?gece yolculuğu? anlamına gelen seriyye kavramı, bir ordunun bizzat katılmayıp, nokta hedeflere taarruzudur. Bu teknik, ciddi bir istihbarat gerektiren ve terör de dâhil, gayr-ı nizamî her türlü saldırı karşısında tek mücadele yoludur. Bizzat peygamber efendimiz tarafından etkin bir biçimde kullanılması, ona ayrı bir meşruiyet boyutu katmıştır.
Karanlık içinde çalışan; masum insanlar uykuda iken, onları katletmek için seriye şarttır. Seriyye kuvvetleri ?gece yolculuğu? içerisinde ve sessizce yürümeli, düşmanı yatağında basmalıdır. Tam seferberlik ruhu, belli bir taktik ve tekniği kapsamalıdır ki, sonuç alınabilsin.
Bunları söylerken, ruhunu batıya teslim eden nice tuzukuru zevatın ?İyi ama demokrasi ve hukuk!? gibi laflar söyleyeceğini tahmin etmek zor değil. Bu çeşit sahtekârlıklarla terörü bugünlere getirmediler mi? Masum insanların hayat hakkına saygı göstermeyen demokrasi, onları korumayan bir hukuk düşünülemez. ?Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!? özdeyişi, ?Ya hukuk başa, ya kuzgun leşe!? demekle eş anlamlıdır.