Cemil usta sezonu kurgularla devam ediyor.
2020 yılına felaket haberleriyle başladık. Önce ardı ardına gerçekleşen depremler, arkasına çığ felaketi ve en son Sabiha Gökçen havaalanına iniş yapan uçağın düşmesi morallerimizi ve psikolojimizi oldukça bozdu. Dedik ki; “en azından futbol var” biraz olsun bu kötü hatıraların yarasını sarmasa bile kısa sürelide olsa unutmamıza vesile olur diye düşünürken…
Başka bir felaket senaryoları futbol sahalarında yaşanır oldu. Futbolsever olarak birkaç kulüp hariç, hangi takım taraftarı olursak olalım, psikolojimizi bozmaya devam ediyorlar.
Her kurum doğrudan ya da dolaylı olarak elbette ki mensubu olduğu devletin idari yapısına karşı sorumludur. TFF bu kurumlardan biridir. Ne var ki, objektiflik ilkeleri hiçe sayılarak, hak, hukuk ve adalet kavramlarını rafa kaldırıp, saha içinden çok saha dışı kurgularla oynanan bu oyunlar futboldan hepimizi uzaklaştırmaya devam ediyor. Saha içi değerlendirmelerden çok, saha dışı ayak oyunları konuşulur oldu. Haksız rekabetin getirdiği bu çirkinlikler içinde futbol konuşulmamaya başladı.
Pazar günü oynanan Sivasspor- Başakşehir, Cumartesi oynanan Fenerbahçe-Alanyaspor müsabakalarında görev yapan hakemlerin verdiği ve “ VEREMEDİĞİ ” penaltılar ve diğer müsabakalardaki yanlış ya da “ YANLI ” hakem kararları süper ligin zirvesinde deprem etkisi yapmıştır.
Siyaset, sporun içinde konuşulur oldu. Bazı takım tribünlerinden, mevcut hükümet aleyhine protestolar yükselmeye başladı. Ülkemizin çok kritik bir dönemden geçtiği bu süreçte, Cumhurbaşkanı başdanışmanı, yaşanan bu haksızlıklara duyarsız kalmayarak, bir açıklama yapmak zorunda kaldı.
Zihinler ve vicdanlar değişmedikçe, maalesef futbol adına yazılacak, çizilecek bir durum kalmamıştır. Bana göre bu hafta Cemil Usta sezonu bitmiştir. Eğer bu gidişata müdahale edilmezse, ligin sıralaması bellidir. TFF ve MHK’nin ilgili kurulları kendilerine çeki düzen vermezlerse bu yaşananlar artarak devam edecek ve telafisi mümkün olmayan hatalara gebe kalacaktır. Spordan sorumlu Bakan Bey’in konuya hassasiyetle yaklaşması gerekir.
Eski futbol hakemlerinden biri çıkıp dedi ki; “ BİR HAKEM İSTEDİĞİ TAKIMA GALİBİYETİ ALTIN TEPSİDE SUNAR ” Futbolun acı ama gerçek itirafı. Daha acısı, eskiden takımlar ince ince kıyılıyordu, şimdi ise alenen yapılmasıdır.
Başakşehir karşısında eldeki imkanlar doğrultusunda, yapılabilecek her şey yapıldı. Bu maç 90 dk değil, 900 dk oynansaydı yine berabere bitecekti. Siz istediğiniz kadar sistem deyin, istediğiniz kadar çalışın, senaryosu belli sahnelerde herkes rolünü oynar, sonuç bellidir.
Tiyatronun ikinci perdesi maalesef beklenilen oyunlarla devam etmektedir. İyi kötü sonucunu tahmin edebiliyorum. Ama yine de acaba sürpriz olur mu? Umuduyla sonuna kadar izlemeye devam edeceğim. Kim bilir biri çıkar, heyecan olsun diye rolü dışında doğaçlama yapar ve tekrar oyuna renk gelir. Bizlerde sergilenen bu oyunun final sahnesini merak içinde ve ilgiyle bekleriz.
Hadi hayırlısı bakalım…