Kutsal kitabının ilk emri "Uyu!" diye başlayan bir dinimiz olsaydı keşke. İnadına okumayı/düşünmeyi tercih edebilirdik.
Felsefe öğrencilerini/öğretmenlerini uzaktan seyrediyor ve üzülüyorum...
Tabii, bu işin bezirgânlarının gıkı çıkmıyor...
Dört cümle kursam şimdi ve yürüyüş eylesem...
Birinci cümlemde yürüyüştekilerin dörtte biri ilk köşede kaybolur.
Dördüncü cümlemde yalnız ama dimdik kalırım...
Sonra ne mi olur?
Düşüncenin kiralık patronları, "Emret bakanım!" der ve etek öperler. Beni de gammazlarlar teoloji şirketinin para putuna tapan potansiyel işidçilerine ve fetöcülerine...
Korku içinde yaşıyorlar ve korku salıyorlar şimdilik?
Ne kadar yanlış ve yanılmış olduğumuzu ben biliyordum. Kahin değilim elbette, yaşadığım için biliyordum.
Esas şimdi "Lâ ilâhe..." demenin vaktidir.
Sen de düşün dostum!
Düşünmek senin mezhebine göre tahrimen mekruh değilse...