Uzmanından “sonbahar depresyonu” uyarısı: İki haftayı aşan belirtilere dikkat
Psikolog Fatma Zehra Turan, sonbahar ve kış aylarında artış gösterebilen depresif belirtilere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Turan, mevsimsel depresyonun yalnızca havaların soğumasıyla ortaya çıkan geçici bir ruh hali değişikliği olmadığını, belirtilerin kişinin günlük yaşamını etkilemesi durumunda profesyonel destek alınması gerektiğini söyledi.

Sonbahar ve kış aylarında depresif belirtilerde artış görülebildiğini belirten Turan, ruh sağlığı literatüründe bu durumun “mevsimsel depresyon” olarak tanımlandığını ifade etti. Halk arasında “kış depresyonu” veya “sonbahar depresyonu” olarak da bilinen tablonun, majör depresif bozukluğun özel bir alt tipi olarak kabul edildiğini aktardı.

Turan, araştırmalara göre mevsimsel depresyonun kuzey enlemlerde yaşayan toplumlarda yüzde 1 ile 10 arasında görülebildiğini, ekvatora yaklaşıldıkça bu oranın belirgin şekilde azaldığını kaydetti. Türkiye’de görülme oranının Kuzey Avrupa ülkelerine kıyasla daha düşük olduğunu belirten Turan, buna rağmen durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

“Gün ışığının azalması sirkadiyen ritmi etkileyebilir”

Mevsimsel değişimlerin arkasında biyolojik mekanizmaların da bulunduğuna dikkat çeken Turan, gün ışığının azalmasının beynin iç saati olarak bilinen sirkadiyen ritmi etkileyebileceğini belirtti.

Bu değişimin uyku düzeni, iştah ve enerji seviyeleri üzerinde etkili olabileceğini ifade eden Turan, karanlıkta melatonin üretiminin arttığını, serotonin sistemindeki değişimlerin ise bazı kişilerde isteksizlik ve karamsarlık gibi belirtilere zemin hazırlayabileceğini söyledi.

D vitamini düzeylerindeki mevsimsel değişimin de bazı kişiler açısından sürece eşlik edebileceğini belirten Turan, ancak söz konusu faktörlerin tek başına ya da birlikte mutlaka depresyona yol açacağının söylenemeyeceğinin altını çizdi.

“Risk kişiden kişiye değişiyor”

Mevsimsel depresyon açısından bazı gruplarda riskin daha yüksek olabileceğini belirten Turan, kadınların, genç yetişkinlerin, daha önce depresyon öyküsü bulunanların ve ailesinde mevsimsel duygudurum değişimleri görülen kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Gün boyunca kapalı ortamlarda çalışan ve güneş ışığına daha az maruz kalan kişilerin de risk açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sivas’ta turşunun vazgeçilmezi sarımsağa yoğun ilgi
Sivas’ta turşunun vazgeçilmezi sarımsağa yoğun ilgi
İçeriği Görüntüle

“Her sonbahar hüznü depresyon değildir”

Havaların kapanmasıyla birlikte ortaya çıkan hafif durgunluğun tek başına bir hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Turan, bunun birçok kişi için normal bir uyum süreci olabileceğini söyledi.

Bununla birlikte, iki haftadan uzun süren bazı belirtilerin dikkate alınması gerektiğini belirten Turan, şu belirtilere dikkat çekti:

Günün büyük bölümünde hissedilen çökkünlük,

Daha önce keyif alınan aktivitelere karşı ilgi kaybı,

Aşırı uyuma isteği veya uykusuzluk,

Karbonhidrat tüketme isteğinde belirgin artış ve buna bağlı kilo alımı,

Enerji düşüklüğü ve sürekli yorgunluk,

Konsantrasyon güçlüğü,

Sosyal ortamlardan uzaklaşma ve içe kapanma.

Bu belirtilerin kişinin iş performansını, sosyal ilişkilerini veya öz bakımını etkilemeye başlaması halinde profesyonel değerlendirme yapılmasının önem taşıdığını kaydeden Turan, bu noktada durumun basit bir mevsimsel dalgalanmanın ötesine geçebileceğini belirtti.

Gün ışığı ve düzenli uyku önemli

Sonbahar döneminde ruh sağlığını korumak için gün ışığından mümkün olduğunca yararlanılmasını öneren Turan, özellikle sabah saatlerinde açık havada 20-30 dakika geçirmenin sirkadiyen ritmin düzenlenmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

Uyku düzeninin de önemine dikkat çeken Turan, hafta sonları da dahil olmak üzere düzenli bir uyku programının korunmasının biyolojik saatin dengede tutulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Fiziksel aktivite ve sosyal bağlara dikkat

Düzenli fiziksel aktivitenin de ruh sağlığı açısından önemli olduğunu belirten Turan, hareketli olmanın ve düzenli egzersizin hafif ve orta şiddetteki depresif belirtiler üzerinde olumlu etkilerinin çok sayıda çalışmada gösterildiğini söyledi.

Günlük rutinin yapılandırılmasının da önem taşıdığını ifade eden Turan, küçük ancak düzenli hedefler belirlemenin kişinin toparlanmasına yardımcı olabileceğini belirtti.

Sosyal ilişkilerin de ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir rol oynadığını vurgulayan Turan, özellikle riskin arttığının hissedildiği dönemlerde arkadaşlarla görüşmek, ziyaretler planlamak ve sosyal aktiviteleri sürdürmek gerektiğini söyledi.

D vitamini için hekime başvurulmalı

Bazı kişilerde D vitamini desteğine ihtiyaç duyulabileceğini belirten Turan, bu konuda kişinin kendi başına takviye kullanmak yerine hekime başvurması gerektiğini vurguladı.

Turan, değerlendirme ve tedavi sürecinin hekim tarafından yürütülmesinin önem taşıdığını ifade etti.

“Sonbahar herkes için depresyon dönemi değildir”

Sonbaharın herkes için bir “depresyon dönemi” olmadığını belirten Turan, mevsim değişikliğiyle birlikte kişinin biraz daha içe dönmek veya kendisini dinlemek istemesinin doğal olabileceğini söyledi.

Turan, önemli olanın doğal ruh hali değişimleri ile profesyonel değerlendirme gerektiren belirtileri birbirinden ayırt etmek, günlük yaşamı destekleyen sağlıklı alışkanlıkları sürdürmek ve ihtiyaç duyulduğunda profesyonel yardım almaktan çekinmemek olduğunu ifade etti.

Muhabir: Gülşah Akkaş Yaman