Hayli zaman laikçilerden çektik...
28 Şubat sürecinde bu tavan yaptı.
İhtiras sahipleri, makam beklentisi içinde olanlar, şahsiyetsizliklerine bi ?kişilik? bulduğunu sananlar nahak yere pek çok insanın canını yaktılar. En çok istenen şey ise ?adalet? idi. Yazarınız da bu süreçtin nasibini aldı. Ama öyle dara düşen insanlar vardı ki, kendi derdimi unuttum.
Laikliğini kimlik olarak öne çıkaran kendi halinde insanlar bile laikçilerin iktidar hırsından ve zulmünden payını aldı. Öyle şahsiyetler de tanıdım ki, yanına bu yaptığınız yanlış diye vardığımda kasıldı ve konjonktürel zalim pozuna girdi.
Sonra neler olmadı ki?
Bendeniz uzunca bir zaman daha adaletten nasiplenemedim. Yönetim değişti ama zihniyet çok değişmemişti. Görmemişlik kısa zamanda tavan yaptı, koltuğa çöken sıcağına yumuldu. Minderleri de maalesef altlarından kaydı. İçinde son derece munis ve memlekete hakikaten hizmet edenler de vardı ama içlerindeki kifayetsiz muhterisler yüzünden kaybettiler.
Uzun zamandır ise çoğunluğu İslamcılıkla tasnif edilenler, onların oturduğu yerlerde ve makamlardalar. Koltukları pek azametli, cüceliklerini fark edemez hale geldiler. Artık iktidar hırsları sınır tanımıyor ve zulümlerinden sadece kendilerine hasım gördükleri selefleri değil, kendi halinde ve Müslümanlığı kimlik olarak ön planda olanlar da payını almaktadır.
Zulmeden, kibirlenen, ne oldum delisi olanlar bulunduğu yerin kendine emanet olduğunun farkına bile varamazlar. Zannederler ki, biz bu toplumun en seçkinleriyiz. Allah belki de hırslarını imtihan için, birilerini onların emanetine havale etmiştir, bunu asla düşünemezler. Çünkü çoğu ezik, sinik, desiseci; makamla geleni imtihan değil, izzet sanan tiplerdir. Uzun, kısa ama müddet dolar ve minder beklenmedik bir anda altlarından çekilir.
Doğrulun, dimdik durun ve sabredin; mazlum her zaman en kuvvetli, mağdur her zaman en haklıdır.
En başta zayıfları, fakirleri olmak üzere cümlemizi zalimin ve zulmün her çeşidinden koru Ya Rabb-el âlemin.