Ah Halep!
Gökten bombalar yağıyor mazlumların üzerine. Yerle bir oluyor binalar. Ümitler tükeniyor bir bir? Ve biz sadece izlemekle yetiniyoruz bu vahşet dolu manzaraları. Bahaneler üretiyoruz her daim. Hiçbir şey yapmıyoruz, yapamıyoruz insanlık adına. Müslümanlığımız yalan, insanlığımız kocaman bir hiç.
Ah Halep!
?Üzerimize bombalar yağarken, analarımız, babalarımız, kardeşlerimiz, akrabalarımız göz göre göre ölüme terk edilirken çok yakınımızda olmanızı rağmen madem siz bizim için kılınızı bile kıpırdatmıyorsunuz biz de bize bunları yaşatanlarla beraber sizleri de Rabb´imize şikâyet edeceğiz!? diyen gençlerin yüzüne nasıl bakacağız.
Ah Halep!
?Bize sahip çıkmadınız bari Kur´an-ı Kerim´e sahip çıksaydınız!? diyen mazlumların çığlıklarına karşı hiçbir şey yapamayışımızı ne bahaneler üreterek kapatmaya çalışacağız.
Ah Halep!
Yaralı oğlunun başında ona Kelime-i Şehadet telkin eden çaresiz, acılıanneye ne diyeceğiz.
Ah Halep!
Kahpe saldırıların birinde yıkılan binanın enkazından yaralı olarak kurtarılan ve bir ambulansın içinde şaşkın şaşkın ellerine bakan evladımıza insan olduğumuzu nasıl söyleyeceğiz.
Ah Halep!
Acılara dayanmak için Tebbetve BeyyineSuresini okuyan ümmetin evladına bizim de Müslüman olduğumuzu ve aynı sureleri defalarca okuduğumuzu nasıl ifade edeceğiz.
Ah Halep!
?Kuşatma altındayız, bu size son mesajımız olabilir!??Siz bu mesajı okuduğunuzda biz büyük ihtimaller yaşamıyor olacağız!? diyen gencecik fidanlar yarın karşımıza çıktığında hiç utanmayacak mıyız?
Ah Halep!
Yerlerinden, yurtlarından olanlar, gaziler, şehitler ve dahi nicelerinin ahvali yarın mahşerde bize sorulursa nasıl cevap vereceğiz.
Affet bizi Allah(cc)´ım affet.
Kötülükleri gördük ama ne elimizle düzelttik, ne dilimizle anlattık, ne kalemimizle yazdık ne de kalbimizde bugz ettik.Sana layık bir ümmet olamadık farkındayız. Acizliğimizi, korkaklığımızı ve tembelliğimizi sana bildiriyoruz. Bizi bize bırakma. Gönder ordularını imdada. Bize güç ver, umut ver, gaye ver. Dirilt bizi yeniden...