Beyin tümörlerinin tedavisinde tıp dünyası her geçen gün yeni cerrahi yöntemlerle hastaların karşısına çıkıyor. Beynin her bölgesinin farklı bir fonksiyondan sorumlu olması, cerrahi müdahaleler sırasında riskleri de beraberinde getiriyor. Doç. Dr. Burak Karaaslan, özellikle hassas noktalarda yer alan kütleler için uyanık beyin cerrahisi yönteminin hayati bir önem taşıdığını belirtiyor. Bu sıra dışı operasyonda hastalar tamamen uyutulmadan, cerrahlar ile karşılıklı konuşarak ameliyat ediliyor.

Ameliyat Esnasında Nesne İsimlendirme Ve Konuşma Testi

Riskli bölgelere müdahale edilirken operasyonun en kritik aşamalarında hastadan sürekli geri bildirim alınıyor. Doç. Dr. Burak Karaaslan, ameliyat esnasında hastadan cümle kurmasını, karşısındaki nesneleri isimlendirmesini ya da el ve kollarını hareket ettirmesini talep ettiklerini ifade ediyor. Bu anlık testler sayesinde, kitleyi temizlerken konuşma ve hareket kabiliyetini sağlayan sağlıklı beyin dokusunun korunması hedefleniyor ve operasyon güvenli sınırlar içinde tamamlanıyor.

Kalıcı Felç Ve Konuşma Bozukluğu Riskine Son

Geleneksel ameliyat yöntemlerinde operasyon sonrası en büyük korkulardan biri olan kalıcı konuşma bozuklukları veya kısmi felç gibi hareket kayıpları, bu metotla minimum seviyeye indiriliyor. Bilinci açık şekilde operasyonu tamamlayan hastalar, yaşamsal fonksiyonları zarar görmeden masadan kalkma şansına sahip oluyor. Doç. Dr. Burak Karaaslan, bu uyanık cerrahi yaklaşımının uygun hasta gruplarında ameliyat sonrası yaşam kalitesini maksimum düzeyde koruduğunun altını çiziyor.

Sadece Yaşlanmıyoruz, Beynimiz de Erimeye Başlıyor!
Sadece Yaşlanmıyoruz, Beynimiz de Erimeye Başlıyor!
İçeriği Görüntüle

Her Tümörde Uygulanmıyor: İşte Kritik Kriterler

Tıpta çığır açan bu uyanık operasyon süreci, ne yazık ki her hastaya veya her tümör tipine doğrudan uygulanamıyor. Yöntemin seçilebilmesi için hastanın yaşı, genel sağlık durumu, tümörün beyindeki tam yerleşimi ve nörolojik bulguların detaylıca analiz edilmesi gerekiyor. Günümüz modern cerrahisinde temel hedefin sadece tümörü vücuttan söküp atmak olmadığını vurgulayan Karaaslan, asıl amacın hastanın ameliyattan sonra da bağımsız şekilde yürüyebilmesini ve konuşabilmesini sağlamak olduğunu belirtiyor.

Kaynak: İHA