Sivasspor’da yapılan kongrenin ardından yaşananları, bende sizler gibi izliyorum.

Divan’daki insanların samimiyetine inanmasam, farklı cümleler kurardım.

Fakat, Divan üyelerini yıllardır tanıyor olmuş olmamdan dolayı ellerinden geleni yaptıklarına şüphem yok.

Koskoca Sivasspor’da bugün gelinen noktada bütün umutların divan kuruluna bağlanması da düşündürücü.

Divan kurulu elinden geleni yapabilir ancak Sivasspor gibi milyonlarca taraftarı olan bir camianın kaderi birkaç kişinin çabasına bırakılmamalıdır.

Ama, onların gayretleri de bir yere kadar…

Sivas’ta Şehrin siyasetçileri, iş insanları, kanaat önderleri ve kulübün geçmişinde söz sahibi olmuş isimlerin bu süreçte “başkanlık koltuğunun” boş kalmasında sessiz kalmayı tercih ettiklerini görüyoruz.

Koskoca şehir sessiz!

Evet, Sivasspor tarihinde belki de ilk kez böylesine “utanç verici” demek istemiyorum ama şaşılacak bir tabloyla karşı karşıya kaldık.

Artık, genel kurul yapıldı ve “başkan adayı çıkmadı” cümlesini kurmaktan ben sıkıldım!

Daha da kötüsünü söylemem gerekirse, böyle bir durumun geleceği “günler” öncesinden belli olmasına rağmen kimse sorumluluk almadı.

Sivasspor bugün başkansız kalıyorsa, başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmeliyiz.

Durum böyle devam ederse, bu düşüncemiz “kara karaya” dönüşür.

Asıl sorgulanması gereken “Sivasspor’un” bu hale nasıl ve kimler tarafından getirildiği ama şuan bu tarz bir sorgulamayı yapacak halde değiliz.

Bu noktaya nasıl sürüklendiğini, sizde benim gibi az çok tahmin ediyorsunuzdur.

Sivasspor’un “Süper Ligden” düşmesinin ardından gelirler azaldı ve yapılan plansız harcamalar sonucunda kimsenin yönetmek istemediği bir kulüp ortaya çıktı.

Başkan adayı çıkmamasının, bir nedeni kulübün borç yükü olabilir ama kulübün delege yapısının da önemli bir faktör olduğunu söylemek mümkün!

Hatta son kongrede yapılan tüzük değişikliği ile “başkan olmak için üyelerin yüzde 15’inin imzasını alma şartı” getirilmesi camiada kafaları karıştırmaya yetti.

Hem başkan adayı yok, hem de olacak kişinin önüne engel koyuyoruz!

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!

Daha da ilginç olanı, başkan adayının çıkmadığı bir kongrede yeni üyelerin kabul edilmesidir.

Yeni üye kaydı yapılması akıllara acaba? Sorusunu getirdi.

Sivasspor Kulübünün geleceğinin tartışıldığı böylesine kritik bir süreçte ortaya çıkan bu çelişkili görüntü, camiada soru işaretlerini daha da artırmıştır.

Kimileri tarafından, yaşananlara bir “senaryo” denmesine sebep olmuştur.

Kimse kusura bakmasın!

Buradan şehrin ileri gelenlerine tekrar seslenmek istiyorum, Sivasspor’un başarılı günlerinde yanında olmak ve fotoğraf karelerine girmek çok kolaydı değil mi?

Sivasspor’a sahip çıkılmazsa bilinmelidir ki sorun, başkanlık sorunundan daha vahim bir hal alacaktır.

Konuşacağımız konu sadece başkan ve yönetim krizi değil, Sivasspor'un geleceği olur.

Son olarak şunu da ifade etmek isterim, içimden bir ses de sanki birileri “başkan” adayı için, “elma dersem çık, armut dersem çıkma” der gibi geliyor.

Kalın sağlıcakla…