Sivasspor’da kongre süreci yavaş yavaş sona ererken başkanlık için tek adayın Burak Özçoban olması bekleniyor.
Sivasspor’a "kim başkan olacak?" sorusunun cevabını aldığımıza göre şimdi asıl soruya geldik.
Sivasspor gibi büyük bir camianın başkanı nasıl olmalı?
Başkanlık makamı sadece bir koltuk değildir. O koltuk; binlerce taraftarın hayalini, şehrin gururunu ve kulübün geleceğini omuzlama görevidir.
Sivasspor gibi bir futbol kulübüne başkan olmak, fotoğraf vermek, açıklama yapmak veya transfer dönemlerinde isim duyurmak değildir.
Başkanlık, zor zamanlarda sorumluluk alabilmek, doğru kararları verebilmek ve kulübün geleceğini bugünden daha iyi hale getirebilmektir.
Sivasspor gibi yıllarca Türk futbolunda saygın bir yer edinmiş bir kulübün başkanının öncelikle güçlü bir vizyona sahip olması gerekir.
Neden mi? Çünkü futbol artık sadece sahada oynanan bir oyun değildir.
Başkan, ekonomi, altyapı, marka değeri, taraftar ilişkileri ve kurumsal yönetim bir bütün olarak ele almalıdır.
İyi bir Sivasspor başkanı, “Kulübün parasını kendi parası gibi korumalıdır.” Bugünlerde en büyük ihtiyacımız bu…
Sivasspor’un kasasındaki para yöneticilerin değil, Sivasspor'un geleceğidir.
Yanlış transferler, plansız harcamalar ve günü kurtaran kararlar “bugünlerde olduğu gibi” bir gün mutlaka kulübün karşısına borç olarak çıkar.
Transferde akılcı davranmalıdır. Her önerilen futbolcu yıldız değildir. Her menajerin sunduğu oyuncu Sivasspor'un ihtiyacı olmayabilir.
Başkan, teknik heyetin ve profesyonel ekibin doğru çalışmasını sağlamalı, kulübü kişisel ilişkilerle değil sistemle yönetmelidir.
Taraftarı sadece zor günlerde hatırlamamalıdır. Taraftar, Sivasspor'un en büyük gücüdür.
Kombine satışlarında, forma kampanyalarında veya destek çağrılarında hatırlanan taraftar, karar süreçlerinde de değerli olduğunu hissetmelidir.
Eleştiriye açık olmalıdır. Başarılı başkan, kendisini alkışlayanları değil, yanlışlarını gösterenleri de dinleyebilendir.
Çünkü eleştiri düşmanlık değil, doğru yönetim için bir fırsattır.
Şeffaf olmalıdır. Taraftar "Bu transfer neden yapıldı?", "Kulübün ekonomik durumu nedir?", "Gelecek planı nedir?" sorularının cevabını bilmek ister.
Başkanın görevi sadece iyi günlerde görünmek değildir. Asıl liderlik, işler kötü gittiğinde ortaya çıkar.
Borç varsa çözüm üretmek, hata varsa kabul etmek, sorun varsa üzerine gitmektir.
Futbol kulüpleri birkaç kişinin döneminden ibaret değildir.
Başkanlar gelir, yönetimler değişir ama Sivasspor'un adı ve “üç yıldızlı” arması kalır.
Bu nedenle Burak Özçoban döneminde en büyük beklentim, günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir yönetim anlayışıdır.
Sivasspor başkanlığı, "ben bu göreve talibim" demekle başlar ama "bu kulübü benden sonra daha güçlü bırakacağım" diyebilmekle anlam kazanır.
Başkanlık, koltuğa oturmak değil, o koltuğun hakkını vermektir.
Kalın sağlıcakla…