Türkiye Futbol Federasyonu yeni sezon için açıklamış olduğu vize, filiz ve lige katılım ücretlerin fiyatlarının yüksek olduğunu düşünüyorum.

Vize ücreti 500 TL olarak belirlenirken, lige katılım ücreti de 5000 TL olarak açıklandı.

Bizim konuşmamız gereken lisans ücreti değil, gençlerin önündeki engel olmalı…

Amatör spor, Türk sporunun vitrininde görünmeyen ama geleceğini taşıyan en önemli yapı taşlarından biridir.

Profesyonel futbolcuların, milli sporcuların, şampiyonların yolu çoğu zaman bir mahalle sahasından, küçük bir kulüpten ve fedakarca çalışan amatör spor insanlarından geçer.

Ancak, amatör spor kulüplerinin sırtındaki yük her geçen gün ağırlaşıyor.

Kulüpler malzeme, ulaşım, saha, hakem, sağlık ve organizasyon giderleriyle mücadele ederken bir de lisans ve vize ücretlerinin yüksekliği ciddi bir sorun olarak karşılarına çıktı.

Burada sormamız gereken soru çok basit!

Devlet, gençleri spora yönlendirmek istiyorsa bunun önündeki ekonomik engelleri neden azaltmıyor?

Bir çocuğun spor yapması bir lüks olmamalı.

Ailesinin ekonomik durumuna göre “lisans çıkarabilir” veya “çıkaramaz” noktasına geliyorsak burada ciddi bir problem var demektir.

Amatör kulüpler zaten çoğu zaman gönüllülük esasına göre ayakta duruyor. Başkanlar, yöneticiler, antrenörler ve kulüp çalışanları kendi imkanlarıyla mücadele ediyor. Forma, eşofman, top, ulaşım ve deplasman masrafları derken kulüplerin bütçesi zorlanıyor.

Bütün bunların üzerine yüksek lisans ve vize maliyetleri eklendiğinde, bazı kulüpler sporcu yetiştirmek yerine “Bu sezon kaç sporcunun lisansını çıkarabileceğiz?” hesabı yapmak zorunda bırakılıyor.

Bence, devletin amatör spora bakışı sadece yardım yapmakla sınırlı olmamalı. Devlet burada doğrudan bir sosyal yatırım yapmalıdır.

Lisans ve vize ücretlerinde çocuklar ve gençler için ciddi indirimler uygulanmalı, dar gelirli ailelerin çocuklarından ücret alınmamalı, amatör kulüplere merkezi destek sağlanmalı.

Belediyelerle, Gençlik ve Spor teşkilatları arasında daha güçlü bir iş birliği kurulmalı.

Bugün bir çocuğun spor yapmasına destek olmak, yarın onun sağlığına, eğitimine, disiplinine ve topluma kazandırılmasına yatırım yapmaktır.

Devlet milyonlarca liralık spor organizasyonlarına kaynak ayırırken, mahallesindeki futbol sahasında top koşturan çocuk “lisans ücretini” düşünmek zorunda bırakılıyorsa burada öncelikler yeniden gözden geçirilmelidir.

Unutmamalıyız ki “Amatör spor” profesyonel sporun altyapısıdır.

Bugün amatör kulüpleri ayakta tutamazsak yarının profesyonel sporcular yetiştiremeyiz.

Artık amatör spor kulüplerine “Siz de bir şekilde halledin” anlayışıyla bakmak yerine, onların yükünü azaltacak kalıcı bir devlet politikası oluşturulmalıdır.

Mesele yalnızca bir lisans ücreti değildir.

Mesele, bir çocuğun spor yapıp yapamayacağına “parasının” karar verip vermeyeceğidir.

Eğer gerçekten gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutmak, onları spora kazandırmak istiyorsak yapılması gereken bellidir:

Amatör sporun önündeki ekonomik duvarları yıkmak, gençlerin önünü açmaktır.

Kalın sağlıcakla…