?Acaba nerede??, ?Acaba ne yapıyor??
Sosyal medya aslında bu işi çok rahatlattı.
 Kim ne yaptıysa, paylaşmak isteyen bu mecradan paylaşıyor. Paylaşan kimse ´´Açıklayacak bir meselem yok gemimin kaptanıyım, bir bireyim paylaşmak veya paylaşmamak benim bileceğim bir mevzu? derken, kendi hayatıyla ilgili şükrünü dile getirir.
Hayat enerjisi olan insan çevreye pozitif enerji verir, kimseye de zararı olmaz. Bir de bu pozitif enerjiden rahatsız olan, kendini ispatlayamayan insanlar başkasının mutluluğundan rahatsızlık duyar ve sürekli dedikodu malzemesi yapmaya çalışır. Ve insan kalbi nasılsa karşıyı daima öyle bilir ta ki
 başına zorlu bir imtihan gelinceye kadar, insan tanımanın en güzel yolu. Bakın kim size hangi söylemle yaklaşıyor.
Earl Nightingale´in çok güzel bir sözü var:
 ?Hiçbir mumun alevi, başka bir mumu tutuşturmakla azalmaz.? Hayattaki asıl zenginlik, alevini götürüp de tutuşturduğun başka fitillerdi.
Bir insan dost edinmemişse, kitap okumuyorsa
 onunla aynı dili konuşamazsınız. Gücünüzün yettiği ölçüde seyahat etmekten kaçınmayın: Peygamber s.a.v.: ?Seyahat edin sıhhat bulun? buyuruyor. Sakın hayat görüşü olmayan kimselerle hayatınızı tartışmayın, çünkü kaybeden siz olursunuz.
Yabancı bir şehirde nefes almanın tadına
 varın? Gönlünüzü daraltan her şeyden uzak durun. Gönül tıpkı gök yüzü gibi kimi zaman şen şakrak kimi zaman derin bir karanlık. Öyle bir imtihandan geçersiniz ki, ?Allah´ım bu gece neden karanlık?? sorunuza gök yüzünden tokat gibi cevap gelir ?Senin yüreğin darma dağınık?. Ve Araf´ta olmak hiç olmadığın kadar. Ve bazen kalemi eline alıp, seyre dalmak. Huzurun en özel en kadim adresi.
Güneşin batışı arkamda,
Gök yüzüne uzanmaya çalışan selvilerde gözüm,
Gecekondunun üstünde sokak lambası,
Kim bilir çatısının altında ne gizli.
Dalıp gidiyorum, bir dakika tefekkür ediyorum.
Kendime geldiğimde, sanki bir yıl geçmiş?
Yolculuk ediyorum,
Kendi aleminden, başka bir aleme!
Deniz manzaralı sırça köşkleri izliyorum.
Bir yanım sırça köşk,
Bir yanım sokak lambasının altındaki gece kondu.
Bir yanım Nazım Hikmet,
Öte yanım Necip Fazıl Kısakürek.
Yüreğim darlanıyor,
Dostlarım bile içimi aydınlatmaya gücü yetmiyor.
İçimde ki sesle dost olmaya karar veriyorum.
Yüreğimi daraltan mevzuları,
Artık dostların yanında mevzu etmiyorum.
Zerrelerim ile dostum hücrelerim ile
Şah damarımla.
Ya da ondan bile yakın olanı, arıyorum,
Tam yaklaştım derken tekrar uzaklaşıyorum.
Sonra içimdeki sese dönüyorum nereden geldiğine
 kulak veriyorum.
Şah damarımdan daha yakınsa,
Ulaşmak kolay olsa gerek?
Sonra Allah´ım bana kolaylaştır, zorlaştırma,
Bir dua kopuyor maviye doğru.
Selvilerden özür diliyorum,
Hep güneşin batışını izlediğim için, onları fark etmediğim için,
Kendimden özür diliyorum,
Dertlerimden özür diliyorum.
Bildiğim tek şey, ben sokak lambasının altındaki
 gece konduyum,
Bildiğim tek şey, deniz manzaralı sırça köşküm,
Ya da sadece kâinatta,
Hû ismine mazhar olmuş,
Bir kan pıhtısıyım!