Büyük bir çoğunluğumuz evdeyiz, kimi sosyal medyada yaptığı ekmekleri, kimi okuduğu kitapları paylaşıyor, hepsi hayatın içinden her alanda hemen hemen bir platform var. Neyi takip etmek istiyorsak bir tuş kadar yakın. Takip etmek istemiyorsak da hiç takibe almayız. Güzel ve dengeli kullanılırsa, sosyal medyanın da insana fayda sağladığı yönleri çok.

Fiziksel izolasyon dönemindeyiz, ''Sosyal izolasyon'' değil uzmanlar bunu düzelti. Çünkü her ne kadar dışarı çıkamasak da dostlarımız ile ailemiz ile sevdiklerimiz ile konuşuyoruz. Fiziksel olarak uzak olsak da. Akşamları sosyal medyada canlı yayınlar yapılıyor, geçenlerde çok sevdiğim bir hanımefendiyi izliyorum. Bir yandan da gözüm yorumlara takılıyor. Üst üste aynı hesaptan yorumlar geliyor, ''Ne konuşuyorsun? Orda seni kim dinleyecek?'' Olumsuz yorumlar.

Programı yapan hanımefendi fark etti ve engelledi. Nasıl bir ruh hastalığı nasıl bir tutarsızlık, izlemekten hoşlanmadığın bir programa takılıp yorum yapmak. Bu ruh halinde olan insan bugün sosyal medyadakine takar, yarın komşusuna diğer gün akrabasına böylece gider. Üçüncü kişi üzerinden konuşmayı sohbet sanan Maalesef bir kesim var. Halbuki konuşacak öyle çok mesele var ki hem dünya işine yarar hem ahiret işine yarayacak. Ya da canımızı sıkan her ne varsa bunun üzerine bir Nazım hikmet şiiri okusak belki iyileşir içimizdeki kötüler:

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,

Bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte

Yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek

Meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken

Meselâ denerken damarlarında bir serumu

Ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin

Ama o bunun farkında değildir

Ayrılmak istemezsin dünyadan

Ama o senden ayrılacak

Yani sen elmayı seviyorsun diye

Elmanın da seni sevmesi şart mı?

Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık

Yahut hiç sevmeseydi

Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

Hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Bir hikayemiz yoksa eğer başkasının hikayesine göz dikmeyelim. Bir dahaki yazıda buluşmak niyeti ile.