Nisan'ı bu yıl pencerenden izleyeceğiz anlaşılan. Baharın tam ortası Nisan. Mart inişli çıkışlı ama nisan öyle mi? Umut dolu rengârenk kışın tesellisi Nisan. Beyaz bir örtü ile inzivaya çekilen tabiat Nisan ile şenlenir çocukça bir sevinç alır tüm yetişkin halinizi, sevinmek en çok çocuklara mı yakışır? Biraz sevinmenin dozunu fazla kaçırdık mı bir ikaz gelir! “Çocuk musun?” Belki o an cevap vermez, kimseyi kırmak istemezsiniz ama içinden bir ses “evet çocuğum” diye bağırır. Özdemir Asaf dokunur nisan yağmurları ile yıkanmış yüreğinize: ''Bir kadını ikiye bölseniz yarısı anne yarsı çocuk.'' Belli ki bu Nisan’ı pencereden izleyeceğiz, izlemek için göz veren diyemeyeceğim, gönül veren Allah’a hamd ederek. Nice gözler var, nisandan habersiz, nice gönüller var nisan ile bahtiyar. Bu yıl en çok yanı başımda duran ama, dokunamadığım Nisan’ı özleyeceğim. Ömrün bu yılki nisanını hiç yaşanmamış kabul etmeyenler olacak belki, bilakis ben kalan ömrümde hep hatıramda tutacağım bundan sonraki nisanları doya doya yaşamak için.
Belki bu nisan terbiye eder bendeki ''ene''yi empati yapmakta güçlük çeken benliğimi. Dualarım artık daha zengin dua listem kabarık nisana dokunamayan herkese. Tüm rutinlerden şikâyet eden biz, şimdi ise her şey rutinine dönsün diye dua ve niyazdayız. Hz. Ali buyuruyor ki: ''Başa gelen musibetten ibret alınırsa imtihan, alınmazsa cezadır.'' Allah’ım ibret ile başımızı kaldır içinde bulunduğumuz sonunu kestiremediğimiz bu süreçten hayırla sonuçlandır. Tüm insanlığın aynı duaya âmin demesi rahatlatıyor beni. Bu olayda başımızı semaya kaldırıp “çok şükür bitti” dediğimiz günde gelecek elbet ama, biz hangi hal ile hallenmiş olacağız asıl mesele bu, gafleti gayrete çevirecek miyiz?
İnsanız ya bu sabırsızlığımız, bu aceleciliğimiz hep ondan, biraz huzursuz yerine göre huysuz geçecek inşallah bu da geçecek. Özgürlük ne şanlı şerefli bir mesele, ''Devleti yaşat ki insan yaşasın, birlik zamanı sokaklarımız dolsun taşsın.'' Benim adını verdiğim küçük yankım dondurma yesin biz bu yaşta tecrübe ediyoruz bu süreci onların yürekleri daha bir darda sanki, ''Teyze dondurma yerdik geceleri'' dedi. Tüm çocuklar tecrübe ediyor. Bir an önce gitsin bu ülkeden, çocuk parkları dolsun taştın yine yeniden.
BU ÖZGÜRLÜK ŞİİRİ DOKUNAMADIĞIM NİSANIN OLSUN:
Bütün derdim gece ile
Bir de dudağımdaki üç hece ile.
Tüm geceye hâkim huzurun rengi,
Her yan vanilya kokusu,
Özgürce
Yeni yetme genç gibi
Dalgınım bu günlerde.
Şimdi yakmalı mumları,
Tüm geçmişin üzerinde bir ay tutulması
Bütün kadınların dilinde, maziden hikâyeler,
Dinlemeye gerek yok her kadının hikâyesi göz bebeklerinde.
Kimi özgürce bakar kiminin bakışları bile tutsak,
Özgürlük ne güzeldir.
Tüm anılar artık özgür,
Gökyüzünde yerlerini almış, kadim bir dost gibi bekliyor öylece.
Çingenelerin etekleri ne de güllü, dallı,
Özgürlük mü? Ceza evlerine sormalı
Bir yudum özgürlükten, bir yudum geçmişimden içiyorum bu gece.
Camdan gelen hafif bir rüzgâr,
Özgürce dans ediyor, mum ışıkları.