?Ak Partili misiniz?? sorusuna bakan beyler, mebuslar, parti yöneticileri, kayıtlı üyeler gibi ?Evet!? diyebilecek biri değilim ve hiç olmadım. Ama çevremde, hatta şehrimde Ak Parti iktidarından talebi olanlar da, şikâyeti olanlar da benden bir şeyler bekler, bana dert açarlar. Bunun nedeni üzerine şu an Ak Parti´den nemalanan pür menfaatperestler de, iktidarın adam ettiği bürokrat ve zenginler de kafa yormazlar; dahası, ben de dâhil herkesten tabasbusa kaçan iltifat ve kulluğa kaçan teslimiyet beklerler. Hadi, çok az bir kısmı hariç diyelim de, bazı arkadaşlara ayıp etmiş olmayalım.
Yazılarımı az çok takip edenler %13-15 dolayında, milletin omurgasını teşkil eden bir kesimden söz ettiğimi bilirler. Bu omurga kökten uca medeni, ümmet, millet olmanın ağırlığını yaşayan ve taşıyanlardır. Ben, en ufak bir tereddüte düşmeden %13´ün içinde olduğumu her şart ve her konumda söyleyenlerdenim; Allah korusun, siyaset yahut takıyye icabı başka bir şey olduğumu söylesem de kimse inanmaz. Bana ?Ak Partili misin?? diye sormak edepsizliktir, soran da edepsizdir. Konumundan ve mevkisinden dolayı iltifat ve teslimiyet bekleyen ise, cibilliyetsizdir. Net olarak söyleyebilirim o zaman: Bir partiyi desteklemem; o partiye aşkımdan, sonsuz güvenimden dolayı değildir. İnandığım ve değer verdiğim her şey için iyi olacağını düşündüğüm bir partiyi desteklerim. Ak Parti´ye ve geçmişte bazı partilere olan her türlü yakınlık ve desteğim de vatanım ve milletim için hayırlı gördüğüm içindir. Ak Partililerle de ancak bu ilkelerim çerçevesinde beraber olabilirim yahut olamam.
Lafı uzatmadan söyleyeyim. Ak Parti iktidarının yıllardır oluşturduğu kadrolarla aramız ta başından açılmaya başladı, çünkü ne kadar menfaatperest varsa anında her tarafı sardılar. Bu partinin çok güvendiğimiz kurucuları ve isim isim tanıdığımızı zannettiğimiz bakanları, milletvekilleri de hiçbir ince ayar ve araştırmaya gerek görmeden bu adamlarla iş tuttular ve bu kadrolar şu anda büyük bir güç haline gelmiştir. Başlangıçtan itibaren böyle süren bu çarkın en büyük delili, PDY yapılanması ve bu yapılanmanın FETÖ´ye dönüşmesidir. Bendeniz, yakından tanıdığım bir bakana bazı önerilerde bulundum, ?He, hü?? denildi ama rağbet görmedi. Benim teklif ettiğim insanların rağbet görmeyişi hiç önemli değil; kime rağbet ettikleri ise çok önemlidir. Paralel Devlet Yapılanmasına yakın olan isimler çok önemli makamlara yüzümüze sırıta sırıta en ileri ve paranın aktığı makamlara geldi kuruldular. Sayın Cumhurbaşkanı yalnız bırakıldığından şikâyet ediyor; asıl yalnız olanlar kendiniz yalnız bırakmayanlardır. ?Ne istediniz de vermedik!? dediğiniz adamları tepemize oturturken, bir şey istemeyen ama liyakat düzeyi de, ahlaki güzelliği de son derece ileri insanları arama zahmetine girdiniz mi? Verdiğiniz bir görevi kabul ederken sorumluluk duygusundan tir tir titreyen insanları titizlikle şeçip kadrolar oluşturdunuz da, biz mi görmedik.
Hangi partiyi ve kimi desteklediysem, Allah için seçici olmaya çalıştım ve kabul buyururlarsa bu sözümü kendini itminan ile %13 içinde görenler için de söylüyor ve inanıyorum. Ak Parti imkânıyla yetişip, halktan uzak durmak ve halkı küçük görmek suretiyle yükseldiklerini zanneden iktidar seçkinlerinin, CHP´nin ?Milli Şef? seçkinlerinden farkı sağ görünümlü olmalarıdır. Bu zevat, 15 Temmuz direnişini zerre kadar da anlamış değildirler; çünkü millet onları sukut-u hayale uğratmıştır. Toparlıyorum saygıdeğer iktidar partisinin, saygıdeğer yöneticileri, seçilmişleri ve atanmışları! Size gösterilen teveccühün bir an için, şahsınıza ve cisminize değil; varoluşumuza, inandığımız yüksek değerlere olduğunu anlamaya çalışın; en azından böyle insanların da olduğunu ve sayısal anlayışsızı kıracak bir mana derinliğini haiz olabileceğini düşünün. Benim %13-15 diye verdiğim orana eli yüzü düzgün bir varsayım oluşturacak sosyal bilimci ve araştırma şirketi çıkarsa acayip sevinirim.