Ülke olarak, yapılan reklamlar ve futbolcularımızın saç tıraşlarının konuşulmasına rağmen 2026 Dünya Kupası'na büyük umutlarla gittik.
Hepimiz, Pazar sabahının erken saatlerinde oynanacak olan Avustralya maçını beklemeye başladık.
Fakat, çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadık.
Avustralya karşısında ortaya koyduğumuz futbol, ne umut verdi ne de geleceğe dair güven…
Ne yaptığını bilmeyen, oyun planı olmayan ve rakibine teslim olmuş bir takım izledik.
Bana sorarsanız, Avustralya karşısında alınan 2-0'lık mağlubiyet sadece bir yenilgi değil, aynı zamanda ağır bir futbol dersiydi.
İlk maçta Dünya Kupası seviyesinden ne kadar uzağında olduğumuzu gördük.
Öyle ki Ay-Yıldızlı formayı taşıyan futbolcuların sahadaki görüntüsü milyonlarca futbolseveri hayal kırıklığına uğrattı.
Ne mücadele vardı ne istek ne de kazanma arzusu...
Güçlü fizikleriyle Avustralyalı futbolcular, ikili mücadelelerde oyuncularımıza üstünlük sağladılar.
Milli takımımız da özellikle savunma hattı adeta alarm verdi.
Merih ve Abdulkerim tarafından yapılan basit hatalar, pozisyon bilgisi eksiklikleri ve bireysel performansları rakibimizin ilk golüne çanak tuttu.
Bence, böyle bir görüntüden sonra bazı isimlerin Paraguay karşısında ilk 11'de yer alması ciddi şekilde sorgulanmalıdır.
Kaleci tercihi de artık tartışılmalıdır!
Geçtiğimiz yıllarda isyan eden Berke’nin “lobi” konusunda haklı olduğunu görmek mümkün…
Fransa’nın Lille takımında forma giyen Berke, ligue1’de yılın kalecisi seçildi.
Milli takım kadrosunda bulunuyor mu dersiniz? Elbette hayır…
Galatasaray formasıyla müthiş bir performans sergileyen Uğurcan Çakır'ın yıllardır milli takım kalesinde sergilediği performanslara baktığımızda, kritik maçlarda beklenen güveni verdiğini söylemek zor.
Milli takım forması “geçmiş” başarılarla değil, mevcut performansla hak edilmelidir.
Sürekli aynı isimlerde ısrar etmek, ülke futbolumuza bir şey kazandırmıyor.
Süper Lig'de formda ve rekabete açık birçok kaleci bulunurken, aynı tercihlerde ısrar edilmesinin mantıklı bir açıklaması yok.
Bana göre bugün milli takım kalesini koruyacak en güvenilir isim Mert Günok'tur.
Bu benim düşüncem, siz Muhammed yada Altay diyebilirsiniz.
Forvette Kerem, kanatlarda Barış ve Arda çok etkisiz kaldılar.
Tabiri caiz ise, bazı futbolcularımız saçlarını boyatmaktan antrenman yapmaya vakit bulamamış gibiydiler.
Ancak, sorun sadece futbolcularda değil...
Asıl sorgulanması gereken diğer isim de Teknik Direktör Vincenzo Montella'dır.
Aylarca övülen, her yaptığı doğru kabul edilen Montella'nın takımı Dünya Kupası'nın ilk sınavında sınıfta kalmıştır.
Ortada ne doğru bir kadro tercihi vardı ne de rakibi çözen bir oyun planı...
Şimdi, gruptan çıkmamız için Paraguay maçını mutlaka kazanmalıyız.
Ardından son maçımızı ev sahibi ABD ile oynayacağız.
Bu futbolla ve bu kafayla işimiz çok zor.
Kalın sağlıcakla…