Sivas'ta bugünler de Atatürk caddesinde, İstasyon ceddesin de ve sokaklar da kimi çevirseniz aynı cümleyi duyarsınız.
Maça gitmek istiyoruz ama şartlar ortada...
Aslında, Sivasspor’un satılamayan kombine için bütün mesele de bu cümlenin içinde saklı.
Kimsenin Sivasspor sevgisini sorgulamaya hakkım yok.
Bu şehir, geçmiş sezonlarda futbolcuların kulakları soğuktan çatlarken yani eksi bilmem kaç derecelerde tribünleri doldurdu.
Küme düştüğünde de arkasını dönmedi!
Bugünler de değişen taraftar değil.
Değişen “insanların” hayat şartları.
Marketten iki poşet alışveriş yapmanın bile hesap gerektirdiği bir dönemde, binlerce liralık kombine bedelini herkesin karşılayabilmesini beklemek gerçekçi değil.
Şimdi geldiğimiz nokta da yönetimin kendisine şu soruyu sorması gerekiyor:
Biz kombine satmak mı istiyoruz, yoksa sadece fiyat mı açıkladık?
Bence ikisi de aynı şey değil.
Bir kombine sadece “koltuk” satışı değildir.
Bir çocuğun ilk kez babasıyla stada gitmesidir.
Bir öğrencinin haftanın stresini tribünde atmasıdır.
Bir emeklinin, yıllardır vazgeçemediği hafta sonu alışkanlığıdır.
Tribünleri rakamlardan ibaret görenler, bunu kaçırmış olur.
Taraftarın istediği şey, bedava futbol değil.
Taraftar, kendisini düşünen bir kulüp görmek istiyor.
Öyle ki “Bu ekonomik şartlarda sizi de anlıyoruz." diyen bir yönetim görmek istiyor.
Belki bazı tribünlerde fiyatlar yeniden değerlendirilebilir.
Belki öğrenci ve emekliye daha güçlü indirimler yapılabilir.
Belki de şehrin iş insanlarıyla el ele verilerek "Askıda Kombine" kampanyası bile başlatılabilir.
Nasıl ki askıda ekmek uygulaması yıllardır ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürüyorsa, neden askıda kombine olmasın?
Böylelikle maddi durumu iyi olan bir Sivasspor sevdalısı, hiç tanımadığı bir gencin tribüne gelmesine vesile olabilir.
Bir firma yüzlerce kombine alıp, öğrencilerle buluşturabilir.
Hem kulüp kazanır, hem de tribünler dolar...
Sivasspor sevgisi yeni nesillere taşınır.
Bence, tribünlerin gerçek sahibi, en çok parayı veren değil, bu armaya en çok gönül verendir.
Yönetim, taraftarı sadece gelir kalemi olarak görmemeli.
Onu kulübün en büyük gücü olarak görmeli.
Bugün belki birkaç bin liralık bir indirim, kulübe ilk bakışta fedakarlık gibi gelebilir.
Ama dolu tribünlerin takıma kazandıracağı puanların, oluşturacağı atmosferin ve büyüteceği aidiyet duygusunun karşılığı hiçbir hesap tablosuna sığmaz.
Taraftarın sesine kulak verseniz, iyi olur.
Kalın sağlıcakla…