Karşılaşmalarda yaşanan hakem kararları, bir takımın canını yakarken, diğer takımın ekmeğine yağ sürüyor.

Bence, MHK tarafından tartışmalı pozisyonların neden doğru veya yanlış değerlendirildiği, futbol kamuoyuna mümkün olduğunca şeffaf biçimde anlatılmalı.

Yönetimleri ve futbolseverin istediği ayrıcalık değil.

Adalet istiyorlar!

Kimsenin formasına göre düdük çalınmasın!

Türk futbolunun en büyük ihtiyacı budur.

Büyük takım-küçük takım ayrımı olmadan…

İç saha-deplasman ayrımı olmadan…

Forma, tribün, başkan, medya baskısı olmadan…

Aynı pozisyona aynı karar!

Futbolun adaleti ancak böyle sağlanır.

Bir takım penaltı kazandığında “hakem doğru karar verdi” diyebilmeliyiz.

Rakip takım aynı pozisyonda penaltı kazandığında da aynı şeyi söyleyebilmeliyiz.

Bugün bunu gönül rahatlığıyla söyleyemiyorsak, ortada ciddi bir güven problemi vardır.

Zamanı geldi artık!

Futbolu futbolcular oynasın, hakemler değil.

Bir sezonun kaderi bazen milyonlarca liralık transferlerden, teknik direktör tercihlerinden veya futbolcuların performansından çok bir düdüğe bağlanabiliyor.

Bu kabul edilemez.

Hakemler maçın aktörü değil, oyunun adalet sağlayıcısı olmalı.

Bana göre VAR ise hakemin yardımcısı olmalı, tartışmaların yeni kaynağı değil.

Türk futbolu artık her pazartesi “Hakem ne yaptı?” sorusuyla değil, “Takımlar sahada ne yaptı?” sorusuyla gündeme gelmeli.

Futbolun güzelliği burada…

Golde, mücadelede, taktikte ve heyecandadır.

Hakem kararlarının gölgesinde kalan bir futbolun kazananı olmaz, olmamalıdır.

Fark etmez; bugün bir takımın canı yanar, yarın diğerinin…

Ama sonunda kaybeden hep aynı olur; “Türk futbolu.”

Artık bu kısır döngüyü kırmanın zamanı geldi.

Düdük adalet için çalmalı.

VAR gerçeği ortaya çıkarmalı.

Futbol ise sahada kazanılmalı.

Futbolumuzda “hakemler” en büyük aktör.

Onlar olmadan futbol olmaz.

Kalın sağlıcakla…