Türkiye Futbol Federasyonu Hakem ve Gözlemciler Dernekleri’nin yaptığı açıklama, futbolun tabanında yıllardır biriken rahatsızlığın artık yüksek sesle dile getirildiğini gösteriyor.
Hakem ve Gözlemci ücretlerinde beklenti, sözler değil, somut adımlar gerekiyor.
Hakem ve gözlemcilerin ekonomik şartlarının iyileştirilmesi elbette önemli.
Talepler ne zaman somut bir karşılık bulacak?
Hakemlik, dışarıdan bakıldığında 90 dakikadan ibaret gibi görünebilir. Oysa işin arkasında haftalarca süren hazırlık, ulaşım, eğitim, fiziksel çalışmalar, maç öncesi ve sonrası sorumluluklar var.
Özellikle il ve bölge düzeyindeki hakemler, amatör futbolun yükünü büyük ölçüde omuzluyor.
Üstelik amatör futbolun temel taşı olan hakemler, çoğu zaman yalnızca maç günü görev yapan kişiler olarak görülüyor.
Oysa bir hakemin sahaya çıkabilmesi için harcadığı zaman, emek ve yaptığı masraflar düşünüldüğünde mevcut ekonomik şartların gerçekten yeterli olup olmadığı ciddi biçimde tartışılmalı.
TFFHGD’nin açıklamasında dikkat çeken bir başka nokta ise “sadece bir ücret meselesi değil” vurgusu.
Evet, mesele yalnızca ücret değil.
Mesele emeğin karşılığıdır.
Mesele hakemliğin ciddiye alınmasıdır.
Mesele futbolun en alt kademesinde görev yapan insanların kendilerini değerli hissedebilmesidir.
Burada federasyona da önemli bir sorumluluk düşüyor. Fakat federasyon yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda “gerekli değerlendirmelerin yapılacağı” ifade ediliyor.
Peki ne zaman?
Hangi kriterlere göre?
Ne kadar bir iyileştirme yapılacak?
İl, bölge ve amatör liglerde görev yapan hakemlerin masrafları nasıl karşılanacak?
Hakem camiasının iyi niyetli açıklamalardan çok, net bir takvim ve somut sonuçlara ihtiyacı var.
Hakemden sahada profesyonellik bekleniyorsa, ona sunulan şartların da bu profesyonelliği desteklemesi gerekir.
Hakemden fedakarlık istenebilir; fakat fedakarlığın sürekli olarak aynı kesimden beklenmesi adil değildir.
Futbolun milyonlarca liralık ekonomisinden söz edilirken, bu büyük yapının en altındaki hakemin emeğinin hala ikinci planda kalması ciddi bir çelişkidir.
Bir diğer konu da temsil meselesidir.
Hakemlerin ve gözlemcilerin sorunlarını dile getiren kurumların yalnızca açıklama yapmakla yetinmemesi, sahadaki gerçekleri karar vericilerin önüne açık ve güçlü biçimde koyması gerekiyor.
Bugün hakemler “artık sesimizin duyulmasını istiyoruz” diyorsa, futbol yönetiminin yapması gereken ilk şey savunmaya geçmek değil, dinlemek olmalıdır.
Eleştirmek kolaydır. Hakemi sahada eleştirmek daha da kolaydır. Fakat o hakemin maç öncesinden maç sonrasına kadar yaşadığı süreci anlamak herkesin harcı değildir.
Bu nedenle TFFHGD’nin açıklaması önemli bir başlangıç olabilir. Fakat başlangıç olarak kalmamalı.
Hakemler ve gözlemciler bu yapının vazgeçilmez parçalarıdır.
Kalın sağlıcakla…