Sivasspor’da artık sözün bittiği, sonuçların konuşulması gereken bir noktadayız.
Ligin üçüncü haftası geride kaldı. Sivasspor yine kazanamadı. Tribünlerin beklediği galibiyet yine gelmedi.
Peki ne değişti?
Sivasspor’da aslına bakarsanız değişen pek bir şey yok.
İlk hafta Erokspor karşısında alınan beraberliğin ardından Teknik Direktör İsmet Taşdemir çıktı, özür diledi.
Kayserispor karşısında alınan ağır mağlubiyetin ardından yine yapılan hataların farkında olduğunu söyledi.
Son olarak Manisaspor maçında alınan 2-2'lik beraberliğin ardından bu kez de “Hata bende” dedi.
İyi de hocam…
Hata seninse, çözüm nerede?
Her maçın ardından özür dilemek, “hata bende” demek, sorumluluğu kabul etmek elbette bir erdemdir. Ama teknik direktörlük yalnızca hatayı kabul etmek değildir. Asıl mesele, aynı hataları tekrar etmemektir.
Bence, Sivasspor taraftarı artık özür duymak istemiyor.
Sahada iyi futbol ve karşılığında gol görmek istiyor!
Erokspor maçından sonra özür…
Kayserispor maçından sonra mağlubiyet…
Manisaspor maçından sonra “hata bende”…
Peki üç maçın sonunda “elde” ne var?
Galibiyet yok!
O zaman insan sormadan edemiyor: İsmet Taşdemir’in bu söylemlerinin Sivasspor’a ne faydası var?
Bir teknik direktör her maçtan sonra “hata bende” diyorsa, taraftarın da şu soruyu sorma hakkı var: “Hocam, hatanın nerede olduğunu gerçekten biliyor musun, yoksa sadece sonucu mu kabulleniyorsun?”
Sivasspor’un sorunu artık yalnızca puan kaybı değil.
Sorun, aynı yanlışların tekrar tekrar yapılmasıdır.
Rakibin analizinde sorun varsa düzeltilecek.
Oyuncu tercihinde sorun varsa değiştirilecek.
Taktik anlayışta sorun varsa yenilenecek.
Oyuncu değişikliklerinde yanlış varsa bundan ders çıkarılacak.
Ama her hafta aynı tabloyu izleyip, maç sonunda birkaç cümleyle “özür dilerim” veya “hata bende” demek, Sivasspor taraftarının öfkesini dindirmeye yetmez.
İsmet Taşdemir’e açıkça söylemem gerekiyor: “Sivasspor bir özür dileme kulübü değildir.”
Bundan sonra “hata bende” demenin değil, hatanın bedelini sahada telafi etmenin zamanı.
Kimse sezon sonunda kaç kez özür dilediğinizi hatırlamaz.
Kaç maç kazandığınızı hatırlar.
İsmet Taşdemir, konuşmayı bırakıp cevap vermeli.
Ama mikrofonun karşısında değil, sahada!
Kalın sağlıcakla…