Bazı kurumlar vardır; yalnızca bir iş yeri değildir. Duvarları, masaları, makineleri ve çalışanlarıyla bir mekândan çok daha fazlasını ifade eder. İnsanların hayatına dokunur, nice hatıraya ev sahipliği yapar, nice emekçinin alın terini bünyesinde taşır. İşte Bizim Sivas Gazetesi de 37 yıllık serüveninde böyle bir yuva olmayı başarmış nadir kurumlardan biridir.
10 Mart 1989 tarihinde haftalık olarak ilk ofset baskısını Sivas’a kazandıran gazetemiz, 4 Eylül 1989 itibarıyla günlük yayın hayatına başlayarak Sivas basınında önemli bir sayfa açtı. Aradan geçen 37 yıl boyunca sadece haber üretmedi; aynı zamanda Sivas’ın hafızasına tanıklık etti, şehrin sesini duyurdu ve basın camiasına nice değerli isim kazandırdı.
Bizim Sivas’ın bu uzun soluklu yolculuğunda, bugün geriye dönüp baktığımızda birbirinden kıymetli isimlerin izlerini görüyoruz.
Şehit gazetecimiz İsmail Güneş, basın hayatına gazetemizin çatısı altında adım attı. Genç bir gazetecinin mesleğe ilk adımlarını attığı bu yuva, onun uzun süre hizmet verdiği, mesleki tecrübesini geliştirdiği bir okul da oldu. Bugün aramızda olmayan İsmail Güneş’i rahmet ve minnetle anarken, onun gazetemizde bıraktığı izlerin hiçbir zaman silinmeyeceğini bir kez daha ifade etmek gerekir.
Aynı şekilde rahmetli Hakan Tipiler de Bizim Sivas ailesinin önemli değerlerinden biriydi. Yıllarca gazetemize emek veren Hakan Tipiler’i emekli etmenin bahtiyarlığını yaşamak, aslında bir çalışanın meslek hayatının önemli bir bölümünü aynı çatı altında tamamlamasının da gururuydu. Onun emeği, gazetemizin sayfalarında olduğu kadar hatıralarımızda da yaşamaya devam ediyor.
Gazetemizin kuruluşundan itibaren sürece katkı sunan ve uzun yıllar emek veren Yılmaz Kozu da bu yuvadan emekli ettiğimiz isimlerden biri oldu. Bir insanın gençlik yıllarında girdiği bir iş yerinden yıllar sonra emekli olarak ayrılması, o kurumun yalnızca bir çalışma alanı olmadığını gösterir. Bu durum, Bizim Sivas’ın gerçekten bir yuva olduğunun en güzel kanıtlarından biridir.
Ve şimdi bir başka değerli çalışma arkadaşımızı emekli etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
1994 yılında gazetemizin çatısı altına gelen, yıllar boyunca özverisi, çalışkanlığı ve güler yüzüyle gönüllerimizde ayrı bir yer edinen Zübeyde Darendeli…
Onun için de bu gazete sadece bir iş yeri olmadı. Yıllarını verdiği, nice anı biriktirdiği, çalışma arkadaşlarıyla omuz omuza mücadele ettiği bir yuva oldu. Şimdi emeklilikle birlikte yeni bir döneme adım atarken, geride bıraktığı emek için kendisine gönülden teşekkür ediyoruz.
Aslında Bizim Sivas’ın 37 yıllık hikâyesi, biraz da bu insanların hikâyesidir.
Kimi genç yaşta kapımızdan içeri girdi, mesleği burada öğrendi. Kimi yıllarını bu çatı altında geçirdi. Kimi emekliliğini yine bu yuvadan aldı. Kimi ise hayatını kaybetti ama adı, hatırası ve emeği gazetemizin hafızasında yaşamaya devam etti.
37 yıl…
Dile kolay.
Nice gazete çıktı bu matbaadan. Nice haber Sivas’a ulaştı. Nice isim bu çatının altında yetişti. Nice dostluklar kuruldu, nice anılar birikti.
Bugün Bizim Sivas Gazetesi 37. yaşına girmenin haklı gururunu yaşıyorsa, bunda geçmişten bugüne emeği geçen herkesin payı vardır.
Bu nedenle 37. yaşımızı yalnızca bir kuruluş yıl dönümü olarak görmüyoruz. Bizim için bu tarih; emeğin, sadakatin, vefanın ve birlikte büyümenin yıl dönümüdür.
Gazetemizin bugünlere gelmesinde alın teri bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, aramızdan ayrılanları rahmet ve minnetle anıyoruz.
Emekli olan arkadaşlarımıza ise bundan sonraki yaşamlarında sağlık, huzur ve mutluluk diliyoruz.
Çünkü biliyoruz ki;
Bizim Sivas bir gazete olmaktan çok daha fazlasıdır.
Bizim Sivas, 37 yıldır emek verenlerin, haber peşinde koşanların, mürekkep kokusunu içine çekenlerin, Sivas sevdasını sayfalarına taşıyanların yuvasıdır.
Ve nice yıllar boyunca da öyle kalacaktır.