Futbol denildiğinde akla ilk olarak futbolcular, teknik direktörler ve yöneticiler gelir.

Ama bir takımın ruhunu sahaya yansıtan, iyi günde de kötü günde de arkasında duran başka bir güç vardır:

Taraftar!

Sivasspor için ise taraftar, sıradan bir tribün topluluğu değildir.

Sivasspor taraftarı bu kulübün hafızası, sesi, vicdanı ve en zor günlerdeki en büyük dayanağıdır.

Sivassporlu olmak; hafta sonunu maç saatine göre planlamak, deplasman yollarına düşmek, yağmurda-soğukta tribünde beklemek, takım yenildiğinde üzülmek, kazandığında ise sokaklarda sevinmektir.

Kısacası Sivassporlu olmak bir “aidiyet” meselesidir.

Bugün futbolcular değişir…

Teknik direktörler gelir, gider…

Başkanlar değişir…

Yöneticiler değişir…

Ama tribün değişmez!

Çünkü taraftarın Sivasspor'a olan sevgisi bir sözleşmeye, bir maaşa veya bir başarıya bağlı değildir.

Sivasspor'un en zor dönemlerinde de bu taraftar vardı.

Başarı geldiğinde de vardı.

Kötü sonuçlarda da vardı.

Kulübün maddi sıkıntılar yaşadığı dönemlerde de formasını giyip tribündeki yerini aldı.

İşte bu nedenle Sivasspor'un en büyük değerlerinden biri, hiç kuşkusuz tribünleridir.

Bugünler de artık, 4 Eylül Stadyumu'nda Sivasspor taraftarının sesini daha güçlü duyurmamız gerekiyor.

Takımın sahadaki mücadelesine “tribünün enerjisi” eklendiğinde ortaya bambaşka bir Sivasspor çıkar.

Bir futbolcunun maçın son dakikasında attığı deparın arkasında bazen tribünden yükselen bir tezahürat vardır.

Bir kalecinin kritik kurtarışında tribünün oluşturduğu atmosfer vardır.

Takım geriye düştüğünde oyuncunun yeniden ayağa kalkmasında taraftarın desteği vardır.

İşte bu yüzden Sivasspor taraftarı olmazsa olmazdır.

Ancak burada kulüp yönetimine de önemli bir görev düşüyor.

Taraftarı tribüne çekmek istiyorsanız önce tribünü ulaşılabilir hale getirmelisiniz.

Bugün ekonomik şartların herkes için ağır olduğu bir dönemde, Sivasspor taraftarının büyük bölümünün emekli, asgari ücretli veya dar gelirli olduğu unutulmamalıdır.

Sivasspor'un tribünlerinin dolması isteniyorsa kombine fiyatlarında ciddi bir indirim mutlaka gündeme alınmalıdır.

Çünkü boş tribünlerin karşısında oynanan bir maçın atmosferi ile binlerce taraftarın doldurduğu 4 Eylül Stadyumu'nun atmosferi aynı değil.

Tribünler, Sivassporlu taraftarların evidir, desem abartmış olmama…

Bu nedenle taraftar gruplarının görüşleri dikkate alınmalı, tribünlerin beklentileri dinlenmeli ve taraftarla yönetim arasında daha güçlü bir iletişim kurulmalıdır.

Bugünlerde Sivasspor'un ekonomik sorunlarını, sportif sıkıntılarını ve yönetimsel problemlerini konuşuyoruz.

Ama bütün bu sorunların içerisinde gözden kaçırmamamız gereken çok önemli bir gerçek var:

Sivasspor'un elinde hâlâ çok büyük bir güç var.

O güç, Sivas'ın insanı ve Sivasspor taraftarıdır.

Şimdi yapılması gereken bu gücü yeniden 4 Eylül Stadyumu'nda buluşturmaktır.

Kalın sağlıcakla…