Sivasspor gibi köklü bir kulübün teknik direktörüyseniz, daha ilk günden kurduğunuz cümleler yalnızca bugünü değil, sezonun genel vizyonunu da şekillendirir.

Bu nedenle Teknik Direktör İsmet Taşdemir’in yeni sezon hedefini “play-off” olarak ifade etmesini, talihsiz bir açıklama olarak görüyorum.

Sivasspor’un kurumsal büyüklüğünü gölgeleyen ciddi bir vizyon eksikliği…

Sivasspor, hepimiz biliyoruz ki sıradan bir kulüp değil!

Bu arma yıllarca Süper Lig’de zirve mücadelesi vermiş, Avrupa kupalarında ülkemizi temsil etmiş ve Türkiye Kupası’nı kazanmış bir camiayı temsil etmektedir.

Böyle bir kulübün teknik direktörü, sezon başlamadan hedefini daraltamaz.

Bu formanın hedefi play-off değil!

Bu formanın hedefi şampiyonluktur.

Olur ya da olmaz...

Futbolda başarı da vardır, başarısızlık da. Ancak daha sezon başlamadan “bizim hedefimiz play-off” demek, rekabet başlamadan geri adım atmaktır.

Üstelik Süper Lig seviyesinde görev yapan isimlerle neredeyse aynı ücreti alan ve önemli ekonomik şartlarla takımın başına getirilen bir teknik adamdan beklenen yaklaşım bu değildir.

Profesyonellik, öncelikle yüksek hedefler belirlemeyi gerektirir.

Ardından bu hedeflere ulaşmak için kararlılıkla mücadele etmeyi...

Camiayı, düşük beklentilere yönlendirmek değil.

Teknik direktörün görevi, futbolcularının özgüvenini artırır, taraftarı motive eder ve şehre umut aşılar.

Ancak bu açıklama, tam aksine, daha sezon başlamadan beklentileri aşağı çeken bir etki yaratmıştır.

Sivasspor’un ismi, bu ligin doğal olarak üst sıralarını zorlayan bir ağırlığa sahiptir.

Sivasspor’un tarihi, kimliği ve forması zaten play-off mücadelesinin ötesinde bir hedefi zorunlu kılar.

Teknik direktörün görevi bu standardı korumak ve mümkünse daha da yukarı taşımaktır.

Play-off’u nihai hedef olarak sunmak değil!

Futbolda başarısızlık olabilir ama vizyon eksikliği kabul edilemez.

Büyük kulüpleri geriye götüren şey, önce hedeflerin küçültülmesidir.

Ardından bu düşük hedeflerin arkasına sığınılarak üretilen gerekçelerdir.

Sivasspor taraftarı gerekçe değil, mücadele görmek ister.

Cesaret görmek ister, iddia görmek ister.

Bu şehir, teknik direktörden “mevcut kadro bu” söylemlerini değil, “sonuna kadar şampiyonluk için mücadele edeceğiz” kararlılığını duymak ister.

Aldığı sorumluluğun ve ekonomik karşılığın gereğini sahaya yansıtamayan, kulübün vizyonunu daraltan ve sezon başlamadan hedefi aşağı çeken hiçbir teknik adamın uzun vadede o görevde kalması mümkün değildir.

Sivasspor teknik direktörlüğü, hedef küçültme makamı değildir.

Sorumluluk alanların ve armanın ağırlığını taşıyabilenlerin makamıdır.

Sivasspor’un artık bahanelere sığınan teknik adamlara değil; risk alan, hedefi zirve olarak belirleyen ve bu doğrultuda mücadele eden liderlere ihtiyacı vardır.

Sivasspor camiası da “teknik direktöründen” sezonun daha başında bu vizyonu ve bu kararlılığı görmek ister.

Kalın sağlıcakla…