Bir zamanlar Türkiye'nin "borçsuz kulübü" diye örnek gösterilen Sivasspor, bugünlerde transfer tahtasını açamaz hale geldi.
Yüz milyonlarca liralık borcun konuşulduğu ve Süper Lig'den düşmüş bir kulüp...
Gündemimizde ise sponsorluklardan gelecek olan paralarla “tahtanın” açılması bekleniyor.
Bence, tahta açılmayacak!
Borçlar ödense de transfer yapılmayacak diyebilirim…
Evet, gündemde eski başkan Bahattin Eken’in sahibi olduğu “Ekenler Beton” isim sponsorluğu var.
Elbette Sivasspor'a destek veren herkes teşekkürü hak ediyor.
Ancak, Yiğidoların aklındaki asıl soru başka...
Kamuoyunda uzun süredir, eski Başkan Bahattin Eken döneminde kulübün önemli ölçüde borçlandığı ve eski başkanın da kulüpten alacaklı olduğu yönünde iddialar dile getiriliyor.
Ayrıca, isim sponsorluğu kapsamında açıklanan 100 milyon TL'lik desteğin yapısına ilişkin olarak da yaklaşık 60 milyon TL'lik bölümün bu alacakla mahsuplaşacağı, kalan kısmın ise taksitler halinde ödeneceği yönünde çeşitli değerlendirmeler yapılıyor.
Yani Eski Başkan Bahattin Eken’in Sivasspor’u da kendisine borçlandırdığı iddiası var.
Bu borcun 60 milyon TL civarında olduğu ve 40 milyon TL’nin de 10 yada 12 taksitte ödeneceği söylentileri ortalıkta dolaşıyor.
Sivasspor’a verilen “isim sponsorluğu” ile ilgili herhangi bir imza töreni yapılmadı. Özellikle Ekenler Beton sahibi eski Başkan Bahattin Eken tarafından ise hiç dillendirilmedi.
Sivasspor Kulübü tarafından “Ekenler Beton 100 milyonTL karşılığında isim sponsoru olmuştur” şeklinde yazılı bir açıklama yapıldı.
Şuana kadar gündem de bulunan bu iddiaların ayrıntıları konusunda kamuoyuna kapsamlı bir resmî açıklama yapılmış değil.
İşte tam da bu nedenle insanlar, teşekkür etmekten önce anlamak istiyor.
Çünkü akıllardaki soru şu: Borçsuz devralınan bir kulübün, bir dönem sonra eski başkanına alacaklı olduğu konuşulan bir yapıya dönüşmesi nasıl gerçekleşti?
Eğer kamuoyunda konuşulanlar gerçeği yansıtmıyorsa, bunu açıklamak en doğru yoldur.
Eğer mali süreç farklı şekilde işlediyse, bunun da belgeleriyle anlatılması gerekir.
Çünkü mesele, kimin sponsor olduğu değil...
Kulübün mali yapısının hangi kararlarla bu noktaya geldiğidir.
Yiğidolar aptal değil.
Bugün alkışladıklarıyla dün yaşadıklarını birbirinden ayırabilecek kadar güçlü bir hafızaya sahipler.
Kimse "Neden sponsorluk yapıldı?" diye sormuyor.
Sorulan soru çok daha basit: Borç nasıl oluştu?
Kim hangi kararı aldı?
Kulüp hangi harcamalarla bu tabloya geldi?
Bana göre en önemlisi...
Bugün kulübe destek verenlerin, dün yaşanan mali tablonun oluşumuna ilişkin kamuoyunu aydınlatma sorumluluğu yok mu?
Bugün 100 milyon lira “isim sponsorluğu” konuşuluyor.
Peki ya yüz milyonlarca liralık borç?
Onu ne zaman konuşacağız?
Kalın sağlıcakla…