Sivasspor’da aylardır çözülemeyen bir başkanlık krizi, yüz milyonlarca lirayı bulan borç yükü ve geleceğe dair büyüyen bir belirsizlik var.
Bütün bu yaşananların yanında konuşulması gereken başka bir gerçek daha bulunuyor, Sivas ve Sivasspor’un imajı…
Sivasspor'un ve Sivas'ın imajına en büyük zararı farkında olmadan biz veriyoruz.
Öyle ki, günlerdir, haftalardır, hatta aylardır aynı senaryoyu izliyoruz.
Her gün “başkanlık için” başka bir isim ortaya atılıyor!
Sosyal medya hesapları, internet siteleri ve gazete köşeleri "Başkan şu olacak", "Yönetim bu isimden oluşacak", "Bu isim göreve hazırlanıyor" haberleriyle dolup taşıyor.
Ertesi gün başka bir isim konuşuluyor. Sonra bir başkası...
Sonuç ne dersiniz?
Koskoca bir hiç!
Sivasspor’a başkan adayı çıkmaması zaten başlı başına “utanç verici” bir tabloydu.
Biz ne yaptık, tabloyu düzeltmek yerine daha da büyüttük.
Ülkemizin dört bir yanındaki futbol kamuoyu günlerdir Sivasspor'u "Başkan bulamayan kulüp" olarak konuşuyor.
Sivasspor, bugünlerde maalesef yönetilemeyen bir kulüp görüntüsü veriyor.
Konuşulanlar, 370 milyon lirayı aşan borç ve başkan olmak isteyen insanların önünün kesildiği iddiaları…
Fakat, çözüm konuşulmuyor.
En acısı ise milyonlarla ifade edilen Sivas nüfusunun, şehrin markasına sahip çıkamıyor görüntüsü verilmesidir.
Sivasspor'un sahipsiz kaldığı algısı oluştu.
Bu algı doğru olsun ya da olmasın, bugün ülkemiz futbol kamuoyunda oluşan görüntü budur.
Niyetler elbette kötü değil.
Herkes Sivasspor'un iyiliğini istiyor.
Ancak, iyi niyet bazen yanlış sonuçlar doğurabiliyor.
Sürekli isim dolaştırmak, her gün yeni bir başkan adayı ortaya atmak, gerçekleşmeyecek senaryolar üzerinden beklenti oluşturmak, Sivasspor'a fayda sağlamadığı gibi zarar da veriyor.
Kongre süreci adeta bir televizyon dizisine döndü!
Her gün yeni bölüm, her gün yeni senaryo...
Taraftar ise artık bıkmış durumda. İnsanlar umutlanıyor, ardından hayal kırıklığı yaşıyor. Camia adeta "Bıla illallah" noktasına geldi.
Sivasspor, Sivas'ın en büyük ortak değeridir. Bu değer üzerinden kişisel hesaplar yapılmamalı, dedikodu üretilmemeli, kamuoyu gereksiz beklentilere sokulmamalıdır.
Başkanlık makamı da kongre süreci de bu kadar sulandırılmamalıdır.
Sivasspor'a zarar verenler sadece yanlış yönetenler değil, yaşanan süreci ciddiyetsiz bir tartışma ortamına çevirenlerdir.
Kendi elimizle kendi değerimizi yıpratıyoruz.
Kalın sağlıcakla…