Cahil okuma yazma bilmeyen değildir. Öyle okuma yazma bilmeyenler var ki bir dinleseniz. Olayları değerlendirişi, bakış açısı sizi hayrete düşürür.

Cehalet başka bir şey.

Cehalet batağında olan cahil saplantı içindedir, kıpırdamaz, empati yapamaz, her zaman kendi dediğinin ve bulunduğu noktanın doğru olduğunu sanır…

İslam tarihinde Ebu Cehil ( Cehaletin babası) olarak bilinen bir şahıs vardır. Bu şahsın asıl adı Amr bin Hişam dır.

Ebu Cehil, Ebu’l Hakem olarak tanınmakta ve Mekke'nin ileri gelenleri arasında yer almaktaydı. Hakem olarak anılmasının sebebi; tarafsız ve dürüst bir kişiliğe sahip olmasındandı.

Bu kişi Hz. Muhammed (saa) efendimizin yakmış olduğu İslam meşalesinden o kadar rahatsız oldu ki içindeki cehalet bataklığı gün yüzüne çıktı.

Kur’an-ı Kerim’i ve ayetlerini yalanladı, hac mevsiminde Mekke girişlerini kontrol altına alarak gerçek inananların girmesinin önledi. Böylece kendince hem Müslümanların ibadet yapmasını ve hem de bunların Hz. Muhammed (saa) efendimiz ile görüşmesini engellemeye çalışmıştır.

Son nefesinde dahi küfründe ısrar etmiştir. İçindeki karanlık onun gerçeği görmesine engel olmuştur.

Ebu Cehil’in yaptığı o kadar çok azgınlık ve fenalık var ki hangi birini yazalım.

Benim burada değinmek istediğim şey bu ruhun, bu anlayışın temsilcilerinin Müslüman görüntüsü altında faaliyetlerine devam etmesidir.

Bu tip insanlarla ne tartışılır ne de konuşulur.

Karabataklık gibidirler.

İnsanın enerjisini sömürürler.

İnsanları birbirine düşürmeyi, bölmeyi, ötekileştirmeyi hal edinirler.

Gazali bu konuda şöyle der: “ Cahillerle tartışmayın ben hiç galip gelemedim. “

Hz. Mevlana bu konuya şöyle katkı yapmıştır: “ 40 âlimi bir delille yendim 1 cahili 40 delille yenemedim.”

Cahil statükocudur. Ne okuduysa odur, ne öğrendiyse odur. Sınırlarını o dar kapsamda çizer ve çevreye bakar, o dar beyni ile değerlendirme ve muhakeme yapar.

Sonuç olarak; o sınırları dışında kim varsa sapkındır, haindir.

Maalesef günümüzde bu tip insan bir hayli fazla.

Sabit görüşlü olan bu tip insanlar ile konuşurken dikkatli davranmak gerekir, nerede ve nasıl patlayacakları belli olmaz. Onları bir noktaya getirelim derken şimşeklerini üzerinize çekebilirsiniz de.

Bu kişiler zengin, makam sahibi hatta yazar da olabilir. Onların bu durumları sizi yanıltmasın. Az biraz derinliğe indiğinizde cehalet bataklıklarını görebilirsiniz.

Bu tip kişiler empati yeteneğinden yoksundurlar. O dar çemberleri dışında değerlendirme kabiliyetleri olmaz.

Ancak vurmak, kırmak, hatta yok etmek kelimeleri ile çember dışını değerlendirirler.

Bu çemberi genişletmemiz için ilim sahibi olmamızı emretmiştir. Hz. Peygamber (saa) efendimiz: “ ilim Çin de de olsa alınız “ şeklinde buyurarak bizlere bir rota çizmiştir.

Yüce Mevla’mız bizleri cahillerden ve onların bataklıklarından korusun.

Bayramınızı kutlar, ülkemiz için birlik, dirlik ve beraberlik dolu günler dilerim.

Selam ve dua ile.