Bunlar öyle sapkın hale gelmişler ki dünyada yaşama hakkını sadece kendilerinde görüyorlar. Onlar seçilmiş olduklarını her insanın onlara hizmet etmesi gerektiğini savunuyorlar.
Bu fikirlerin kolay kolay hayata geçmesi mümkün mü?
Bunu nasıl başarıyorlar?
Ülkelerdeki basın kuruluşları, sosyal medyalar bunların elinde. Halkları buralardan etkiliyorlar.
Hollywood da propaganda ve yönlendirme filimler çekiliyor. Netflix gibi birçok internet kanalı bunların elinde. Oradan sürekli zehirler saçılıyor. İnsanlar sanal ve hayali bir hayata hapsediliyor.
Ülkelerdeki yöneticilerin ve siyasetçilerin büyük çoğunluğu bunlara göbekten bağlanmış.
Kurdukları fabrikalar ile, insanları köle gibi çalıştırıyorlar. Ürettikleri gıda ürünleri içinde ne var bilen yok?
Coca -Cola , Pepsi…
Gıda market zincirleri…
Dünyadaki başlıca küresel aileler şunlardır:
Koch Ailesi (ABD): Petrol, kimya ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren Koch Industries'in sahibi olup, servetleri 150 milyar $ civarındadır. Yahudi değildir.
Mars Ailesi (ABD): Çikolata ve gıda sektörünün en büyük küresel oyuncusu olan Mars Inc.'in kurucusu olarak 140 milyar $ sınırını aşan servete sahiptir. Yahudidir.
Ambani Ailesi (Hindistan): Reliance Industries ile petrol, perakende ve telekomünikasyon alanlarına yön veren ailenin serveti 105 $milyarı aşmaktadır. Yahudi değildir.
Wertheimer Ailesi (Fransa): Ünlü lüks moda markası Chanel'in kontrolünü elinde bulunduran ailenin serveti yaklaşık 85 $milyardır. Yahudidir.
Thomson Ailesi (Kanada): Küresel medya ve veri sağlayıcısı Thomson Reuters'ın sahibidir. Yahudi değildir.
İsimleri çokça duyulan ve küresel aile denilince ilk akla gelen aileler Rothschild ve Rockefeller aileleridir.
Rothschild ve Rockefeller ailelerinin mal varlıkları, kurdukları asırlık vakıflar, karmaşık şirket yapıları ve yüzlerce aile üyesine bölünmüş mirasları nedeniyle tek bir net rakamla hesaplanamamaktadır. Trilyon Dolar ile ifade edilen bir mal varlığına sahip oldukları konuşulmakta.
Bu küresel ailelerin istemedikleri tek şey nedir biliyor musunuz?
Onlar Doların gücünü kaybetmesini istemezler.
İşte bütün mesele budur.
O kâğıdın piyasada geniş yer bulamaması yani tahtını kaybetmesi bu ailelerin sonu olacaktır.
2005 yılında Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli isimli bir kitap yazdı. Dünya devletlerine Dolar hakimiyetini sonlandırmak için ciddi bir proje ve çıkış yani kurtuluş yolu sundu.
Bu modele göre ülkeler kendi milli paralarını öne çıkartacaktı. İki ülke birbiri ile alışverişlerinde Doları bırakıp kendi milli paralarını kullanacaktı.
2009 yılında bir pakt kuruldu. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve 2010 yılında Güney Afrika katıldı. 2009 yılında paktın adı BRİCS oldu.
2024-2025 yıllarında kabul edilen altı yeni üye daha katıldı. Bunlar: Mısır, Etiyopya, Endonezya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri.
O yıllarda Prof. Dr. Haydar Baş Doların tahtını salladım, ABD de çöküş başlamıştır demişti. Günümüzde bunları gerçekleşmeye başladığını görmekteyiz. Aynı zamanda 2005’te AB ninde çökeceğini söyleyerek bir ileri görüş sunmuştur. Bu büyük Türk ilim adamına rahmet diliyorum.