İsrail bu azgınlık içinde kendince bir projeyi hayata geçirmeye çalışırken maalesef İslam alemi gaflet delalet hatta hıyanet halindedir.

Hz. Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kimin yanında bir haksızlık yapılarda. O bunu engelleyebilecekken susarsa Allah o kişiyi dünyada da ahirette de rezil eder.”

Bizim inancımız böyledir. Hele ki haksızlığa, zulme, katliama uğrayan senin inancında birileri ise yani kardeşin ise …

İsrail’in hedefine varması için Irak, Suriye bölünmeli ve önünden çekilmeli idi. Bunlar oldu.

Ama önünde en büyük engel İran vardı. İran’ın bölünmesi ve devreden çıkarılması gerekiyordu. İran İsrail’in karşısında kim direnç gösteriyorsa onlara her türlü yardım ve desteği yapıyordu. Hizbullah, Hamas, Kassam Tugayları…

İsrail bunları terör örgütü olarak kabul ediyor kendisi ile ilişkide olan ülkelere bu yönde baskı yapıyordu. Özgürlük mücadelesi veren bu örgütler dünyanın gözleri önünde varlık ve yokluk savaşı veriyordu. İsrail gelişmiş silahları ve hava gücü ile tüm insanlık kurallarını çiğneyerek saldırılarına devam ediyordu.

İsrail ve ABD İran’a saldırıp onu devreden çıkarmak için düğmeye bastı.

Haziran 2025’te İran’a saldırılar yapıldı. 12 günlük savaş olarak adlandırılan bu savaşta ABD ve İsrail istediklerini elde edemediler ve ateşkes istediler.

Akabindeki süreçte ekonomik abluka ve ambargom altında olan İran’a dair gizli planlar devreye sokuldu. İçten parçalanma için düğmeye basıldı. İran riyalinin dolar karşısında tarihi rekor düşüş yaşaması, %40'ı aşan enflasyon ve gıda fiyatlarındaki %70'e varan artış, halkın alım gücünü tamamen düşürmüştü.

Bundan dolayı 28 Aralık 2025'te esnaf öncülüğünde gelişen geniş çaplı protestolar ve grevler yaşandı. Bu durum 2026 Ocak ayında da devam etti. Halkın içine karışmış Mossad ve CİA ajanları bu ekonomik protestoların gidişatını farklı mecralara taşımaya çalıştı.

İran devleti ise bu ajanları ve bunlarla iş birliği yapanları hızlıca tespit edip onları hak ettiği şekilde cezalandırdı.

Trump denen asrın Firavunu İran halkına ayaklanın size yardıma geliyorum diyerek kendince halkı teşvik ediyordu.

Ayetullah Seyid Ali Hamaney’in halka olan konuşması etkili oldu. Ve halk sokaklardan geri çekildi. Zaten bu protestoları yapan bir kesim idi. Sadece ekonomik gidişat ile ilgili bir hareketti.

İsrail avını bekleyen çakal gibi gezindi durdu. Bu da tutmadı.

İran ve ABD masada görüşmeler yapmaktaydı. Dünyada eşine çok az görülür bir kahpelik ve düşüklük örneği sergilendi. Tarihin hiçbir döneminde buna rastlanılmaz. İki ülke masada sulh için görüşmelerde bulunurken arkadan dolanıp karşıdaki ülkeye ve liderlerine suikast yapmak…

Bu ahlaki de değil ve büyük devlet imajına uygunda değil.

Zaten teröristçe hareket eden İsrail önemli şahsiyetlere bu tür suikastları yıllardır yapmaktaydı.

İran’ın dini lideri ve üst düzey birçok yetkilisi bu ani ve kalleş saldırı sonucu şehit oldular.

İsrail ve ABD böyle büyük bir saldırısı sonucunda İran’ı bitirdik diye düşünürken hiç te öyle olmadı. İran hemen akabinde saldırılara misilleme yaptı.

İsrail ve ABD kendilerinde olan Pandora’nın kutusunu açıp dünyaya bütün kötülükleri yaymak isterken hesapta olmayan bir şey oldu.

Hak ile Batılın savaşı başlamış oldu.