Bayramı da hakkıyla yaşayıp yolcu ettik elhamdülillah…
Gerek evimizde ağırladığımız misafirlerle, gerek yaptığımız ziyaretlerle, gerekse bir telefonla gönül aldığımız dostlarımızla bayramın hakkını vermeye gayret ettiğimiz bir bayram oldu.
Bu bayram şunu bir kez daha fark ettim; bayram aslında güçlü bir sosyal dokudur. İnsanları birbirine bağlayan, akrabalığı diri tutan, dostluğu pekiştiren, komşuluğu hatırlatan görünmez bağların en çok hissedildiği zamanlardır bayramlar.
Günlük hayatın telaşı içinde birbirinden uzaklaşan insanlar, bayram vesilesiyle yeniden aynı sofrada buluşuyor, aynı hatıralarda birleşiyor, aynı muhabbetin etrafında toplanıyor. Bir ziyaret, bir telefon, bir hâl hatır; bazen aylarca kurulamayan bağları yeniden kuvvetlendirmeye yetiyor.
Bayram sadece bir tatil değildir. Bir dini vecibenin ötesinde; cemiyetin mayası, muhabbetin vesilesidir. Sosyal hayatın en canlı, en samimi tarafı bayram günlerinde kendini gösterir. Kapılar çalınır, büyüklerin elleri öpülür, küçüklere harçlık verilir, uzaklar yakın olur.
Belki de bu yüzden bayramlar sadece fertleri değil, cemiyeti de ayakta tutar. Çünkü bir toplum; yalnızca ortak bir coğrafyayla değil, ortak hatıralarla, ziyaretlerle, gönül alışverişleriyle ve muhabbetle var olur.
Şükür ki geride; muhabbeti bol, sohbeti kıymetli, gönülleri birbirine yaklaştıran ve sosyal bağlarımızı yeniden kuvvetlendiren güzel bir bayram bıraktık.
Benim de bu bayram coşkum hiç sönmesin duasıyla...