Amerika Birleşik Devletleri Senatörü Lindsey Graham’ın, Venezuela'nın eski lideri Nicolas Maduro hakkında yaptığı son açıklama uluslararası kamuoyunda taşları yerinden oynattı. Maduro'nun şu anki durumuna ilişkin oldukça keskin ve net ifadeler kullanan Graham, özellikle Türkiye vurgusuyla dikkatleri üzerine çekti. Graham’ın bu sözleri, 2026 yılı başında dış politika gündemine bomba gibi düşerken, Türkiye’nin bu süreçteki rolü ve Maduro’nun kaçırdığı iddia edilen fırsatlar merak konusu oldu.
Trump’ın "Çıkış Yolu" Teklifi Ve Maduro’nun Reddi
Senatör Graham, Maduro’nun şu an New York’ta parmaklıklar arkasında olmasının bir tercih meselesi olduğunu vurguladı. Açıklamanın en çarpıcı kısımlarından biri, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Maduro’ya bir "çıkış yolu" sunduğu iddiasıydı. Graham'ın ifadelerine göre, Trump tarafından bizzat sunulan bu teklif, Maduro’nun güvenli bir şekilde iktidarı devretmesini ve belirli bir yere yerleşmesini öngörüyordu. Ancak Graham, Maduro’nun bu uzlaşı teklifini kabul etmek yerine Trump’a meydan okumayı seçtiğini ve bu kararın onu bugünkü hapis sürecine sürüklediğini belirtti.
Türkiye Detayı Neden Gündem Oldu?

Türk kamuoyunu ve Sivas’taki vatandaşları asıl şaşırtan nokta ise Graham’ın Türkiye hakkındaki sözleri oldu. Senatör, "Maduro bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta. Kendisinden başka kimseyi suçlamasın" diyerek, o dönem sunulan "çıkış yolu" planında Türkiye’nin güvenli bir liman olarak düşünüldüğünü ima etti. Bu açıklama, Trump döneminde yürütülen kapalı kapı diplomasisinde Türkiye’nin bir sürgün ya da geçiş ülkesi olarak mı masada olduğu sorusunu akıllara getirdi. Graham’ın bu çıkışı, Maduro’nun neden Türkiye seçeneğini elinin tersiyle ittiği sorusunu gündemin en üst sırasına taşıdı.
“Kendisinden Başka Kimseyi Suçlamasın”
Maduro’nun şu an New York’ta yargılanma sürecinin devam etmesi ve hapis hayatı, Graham’a göre sadece kendi stratejik hatalarının bir sonucu. Graham, Trump’ın sunduğu teklifin Maduro için bir "kurtuluş bileti" olduğunu ancak liderin bu fırsatı egolarına kurban ettiğini savundu. Sivas yerelinde de büyük merak uyandıran bu uluslararası satranç hamlesi, Türkiye’nin küresel diplomasideki arabulucu ya da kilit ülke konumunu bir kez daha tartışmaya açtı. Graham'ın sert ifadeleri, Maduro davasının sadece bir hukuk süreci değil, aynı zamanda kaçırılmış bir diplomasi hikayesi olduğunu gözler önüne seriyor.