Orta Asya´da tarih sahnesine çıktıktan sonra dünyanın değişik bölgelerine yayılan ve filizlenen, İslam´ın kutsal bayrağını şerefle taşıyan, gittikleri her yerde kültür ve medeniyetin zirvesine ulaşan kahraman milletimizin oluşturduğu ortak edebî zevki öğrenmek gayesiyle çıktığımız yeni yolculuğun adı Türk Dünyası Çağdaş Edebiyatı?
Türk Dünyası Çağdaş Edebiyatı´nı ana hatlarıyla; Orta Asya ve Kafkaslarda Gelişen Türk Edebiyatı, Ortadoğu´da Gelişen Türk Edebiyatı ve Balkanlarda Gelişen Türk Edebiyatı olmak üzere üçe ayırdık.
Yolumuzun düştüğü her yerde millî birlik ve beraberlik, kültür, tarih, tabiat, aşk, kahramanlık, özgürlük, esarete karşı mücadele, vatan, millet konularının Türkçenin bütün güzellikleriyle edebî eserlerde en iyi şekilde işlendiğini gördük. Kullanılan Türkçenin bazen Türkiye Türkçesinin kendisi olduğunu, bazen de şive farklılıkları gösterdiğini tespit ettik. Ama nihayetinde hepsinin öz Türkçe olduğu düşüncesinde birleşerek güzel Türkçemizi sahiplendik yabancı dillerin esaretine karşı?
Karşımızda başlangıcı aynı, ama sonunda yine birleşecek olan üç yol vardı. Orta Asya ve Kafkaslarda Gelişen Türk Edebiyatı olarak adlandırılan birinci yolda; Fuzûlî ile temelleri atılan, Bahtiyar Vahapzâde, Şehriyâr ve Celil Mehmet Kulizâde ile günümüze taşınan Azerbaycan Türkleri Edebiyatı´yla karşılaştık. Dertleriyle dertleşip, umutlarına ışık olduktan sonra bir tebessüm ile yolumuza devam ettik. Kazakistan Türkleri Edebiyatı´nda Magjan Jumabayulı ile özgürlük muhabbeti ettik. Ayas İshakî ile bildiğimiz Kazan Türkleri Edebiyatı´nda baskılara karşı birlik ve beraberliğimizi savunma kararı verdik. Dünyada en çok tanınan Türk edebiyatçılardan biri olan Cengiz Aytmatov´un memleketine düştü yolumuz. Kırgızistan Türkleri Edebiyatı´nda insanların değerlerinden uzaklaştırılarak, nasıl ?Mankurt? haline getirildiği gördük. Halkın çektiği ıstırapları hatırlayıp; Gün Olur Asra Bedel dedik... Uygur Türkleri Edebiyatı´nda Ziya Samedî ile Yılların Sırrı üzerine konuştuk. Çok zengin bir halk kültürünün bulunduğu Türkmenistan Türkleri Edebiyatı´nda Ata Atacanoğlu ile kardeşlik şiirleri okuduk. Temellerini Çağatay Edebiyatı´nın oluşturduğu Özbekistan Türkleri Edebiyatı´nda Abdülhamit Süleyman Çolpan ve Aybek ile karşılaştık. Kırım Türkleri Edebiyatı´nda Tercüman gazetesiyle ?Dilde, fikirde, işte birlik? parolasını yerine getirmeye çalışan İsmail Gaspıralı´nın Türk dünyasına hizmetlerini hatırladık? Cengiz Dağcı ile Korkunç Yıllar´ı yaşadık, aydınlık ve huzurlu günler hayaliyle?
Orta Asya ve Kafkaslarda Gelişen Türk Edebiyatı´nda gördüğümüz güzelliklerle mutlu olup buradan ayrıldıktan sonra ikinci yola girdik. Bu yol ise Ortadoğu´da Gelişen Türk Edebiyatı... Yine tarihinde, kültüründe, özünde bizim insanımız var... İlk olarak, sıkıntılı günler geçiren Irak Türkleri Edebiyatı´nı ziyaret ettik. Sorunlarını dinledikten sonra bir nebze olsun rahatlamak için Ata Terzibaşı ile hoyrat atışmalarına katıldık. Ardından Kıbrıs Türkleri Edebiyatı´na vardık. Osman Türkay ile Şair Çocuğun Sabah Duasına katılıp, Özker Yaşın ile Bayraktar Türküsünü söyledik. Bu yolculuğumuzu da kardeşlerimizin birlik ve dirliklerinin ebedî olması duasıyla tamamladık.
Üçüncü yolun başına geldiğimizde heyecanımızdan hiçbir şeyin eksilmediğini gördük ve buna çok sevindik. Balkanlarda Gelişen Türk Edebiyatı adındaki bu yolda buralarda yaşayan soydaşlarımızın durumunu öğrenmek için ilk önce Yugoslavya Türkleri Edebiyatı´na vardık. Nimetullah Hafız ile birlikte güzel günler düşüncesiyle Yarın Gene Sabah Olacak diye seslendik. Batı Trakya Türkleri Edebiyatı´nda Abdürrahim Dede´den masallar dinleyip, Mehmet Hilmi´den Gündüz Nene´nin hikâyesini okuduk. Türk Dünyası Çağdaş Edebiyatındaki yolculuğumuzu nihayete erdirmeye hazırlanırken son olarak Bulgaristan Türkleri Edebiyatı´ndan Recep Küpçü, Kalbime İnançla şiiriyle karşıladı bizi?
?Yandım bazen susuzluktan Cayır cayır yandım durdum Söz açmadım öz derdimden Ellerin hâlini sordum. Ve istemedim kimseden İçmek için bir damla su, İçimden aslan kesildi Boyun eğmemek duygusu...?