Acının tam üstüne söz söylemek zor. Kendi içimde sindirmeyi bekliyorum konuşuyor olabilmek için ya da yazmak için.
Kadın cinayetleri gündeme damgasını vurmaya devam ediyor. Her defasında son olur diye bir dua kopuyor hüzünle kavrulmuş yüreğimizden. Maalesef son olmuyor.
En son Emine BULUT cinayeti: ´´Allah´ım ne ara bu kadar cani oldu toplumun bir kesimi dedirtti´´. Ben izleyemedim çekilen kayıtları. Yazılanlardan çizilenlerden anlaşılan şu ki vahşet dolu bir cinayetti, paylaşımlardan da 10 yaşındaki yavrunun çığlıklarını birkaç kez duydum daha fazlasını izlemeye gücüm yetmedi.
İnsan büyürken öğreniyor çoğu meseleyi, ´´sen özelsin! çünkü erkeksin!´´ Ya da sıralamada ?sen erkek den sonra gelirsin çünkü kadınsın!´´ Bu kuralı kim belirledi? Yine toplum kadının en ufak yanlışında dar ağaçları kurarken erkeğin yanlışında kadına dönüldü ve ?Aman yuvan için sus denildi?.
Sonra erkek özel olduğunu çok küçük yaşlarda fark etti, kız çocuklarına yapılan muamele ona yapılmadı, üstünlüğünü her fırsat da ona hatırlatıldı.
Yeter ki okusun iş güç sahibi olsun, diye tüm olanaklar seferber edilirken kız çocuğuna, halin ney diye sorulmayan bir toplumdan bahsediyoruz. Erkeksin önemlisin! Erkeksin özelsin!
Bugün erkekten önce kadın kabullenmiş bazı şeyleri. ?İçkisi yok, kumarı yok kötü alışkanlığı yok, bana da hakaret edebilir, döve de bilir?. Bu gidişata dur demek isteyen kadınlar da var elbette, ?bana hakaret edemezsin, yollarımızı ayıralım! Beni dövemezsin? diyen kadını önce toplum kabullenmiyor. Kadına kadından tokat gibi cevap ?Biz dayak yemedik mi? Hemen boşandık mı??
Sevgili kayın valideler (tabi bunu söyleyenler için söylüyorum), evet siz istenmeyen çeşitli durumlara maruz kalmışsınız. İstediğiniz gibi bir hayatınız da olmamış belli ki. Gezmemişsiniz eşinizle, güzel bir anınızda nerdeyse yok. Bırakın oğlunuz mutlu olsun. Sizin hayatınızın faturasını kimseye kesmeye çalışmayın! Kimse ödemez, saygınlığınızı yitirdiğinizle kalırsınız.
Güzel erkek çocukları yetiştirelim naif, nazik, eşini seven. Zakkum ağacından gül bitmez! Sevgiyi öğretemediğiniz çocuklarınız toplumun başına bela oluyor.
Halbuki yaşam rehberimiz, Efendimiz (s.a.v.) eşlerine kızlarına nasıl davranıldığına bir baksak nasıl latif, nasıl naif bir nebi!
Hz. Aişe, Peygamberimiz (a.s.m.) ile yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi. Ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini. Aişe bu düşüncesini Peygamberle (a.s.m.) konuşmadan edemedi. ? ?Ey Allah´ın Resulü, beni seviyor musun? ? ?Evet, ya Aişe tabi seviyorum!? - Hz.Aişe dahasını da merak ediyordu. Acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu. ? ?Beni nasıl seviyorsun?? Peygamberimiz (s.a.v.) sevgi şeklini tanımladı eşine: ? ?Kördüğüm gibi.? - Bu cevap Hz. Aişe´yi çok sevindirdi. Çünkü kördüğüm açılmazdı. Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti. - Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe sık sık sorardı: ? ?Ey Allah´ın Resulü, kördüğüm ne alemde?? Peygamberimiz (s.a.v.), Hz.Aişe´yi memnun eden cevabı verdi her defasında: ? ?ilk günkü gibi.? Yaşamın reçetesi Resulde olduğu gibi, sevginin reçetesi de onda. Biz nasıl bir toplum istiyorsak çocuklarımıza da onu vermeliyiz. Sevgi olmayan toplumlarda kan olur, göz yaşı olur.
Bir daha kadın cinayetleri olmasın duasıyla.