Sivasspor'un son kongresinde açıklanan mali tabloda kulübün borcu 353 milyon TL olarak açıklandı.
Kulübün Divana kalmasının ardından ise borcunun 370 milyon TL olduğu dilden dile dolaşmaya başladı.
Haaa 353 haa 370 milyon TL, ben işin orasında değilim.
Sonuçta borç küçük bir rakam değil!
Artık, bu borcu duymayanın kalmadığı gibi sağır sultan bile öğrendi.
Peki, çözüm ne dersiniz?
Reklam kokan, küçük bağış kampanyaları mı?
Son günlerde sosyal medyada ilçe belediye başkanlarının birbirlerini 10 bin TL bağış yapmaya davet ettiklerini görüyorum.
Niyet güzel olabilir, kimsenin iyi niyetini sorgulamıyorum.
Ancak gerçekleri de konuşmak zorundayız.
Sivasspor, 370 milyon lira borcu olan bir kulüp!
Çözüm diye düşünülen ve de önümüze konulan tabloya bakın...
İlçe Belediye başkanları, birbirlerini sosyal medyada 10 bin lira bağış yapmaya davet ediyor.
Bir futbolsever olarak “İnsan” ister istemez soruyor...
Yardım kampanyası mı izliyoruz, yoksa reklam kampanyası mı?
Bir tarafta 370 milyon liralık devasa bir borcu olan Sivasspor.
Diğer tarafta ise, sosyal medyada videolar eşliğinde yapılan 10 bin liralık paylaşımlar.
Trajik desem, eksik kalır.
Sivasspor gibi 370 milyon TL borcu olan bir kulübe 10 bin TL ile şov yapılmaz.
Sivasspor’un 370 milyon liralık borcunun yanında 10 bin lira, okyanus da damla bile değil.
Ama sosyal medyaya bakınca sanki kulüp kurtarılmış gibi bir hava oluşturuluyor.
Fotoğraflar ve videolar çekiliyor, etiketlemeler yapılıyor, alkış bekleniyor.
Bugün Sivas'ın merkez hariç 16 ilçesi var. Her belediye kendi imkanları doğrultusunda çok daha güçlü bir destek verebilirdi.
Yada gerçekten istenseydi, ilçe belediyeleri ortak bir masa kurar, bütçelerini zorlar ve sembolik değil, hissedilir bir destek açıklarlardı.
Bugün konuştuğumuz rakam milyonlar olabilirdi.
Ama görünen o ki mesele rakam değil, “Görünmek.”
Çünkü artık bazı yardımlar, yardım olmaktan çıkıp "Bakın ben de buradayım." yarışına dönüşmüş durumda.
Bu paylaşımların, yardım etmekten çok reklam yapmak amacı taşıdığı görüşü daha fazla ön plana çıkıyor.
Beni, sakın yanlış anlamayın!
Elbette, belediye başkanlarının bu organizasyona katılmasını takdir ediyorum. Hiç destek vermemekten, iyidir.
Diğer yönden baktığımda ise işin en acı tarafı, yangını çıkaran ortada yok.
Fakat, sosyal medya da “yangına” bir bardak su dökenler kahraman ilan ediliyor.
Son olarak şunu ifade etmek isterim, bugün söylenmesi gereken cümle çok net “Evet... Ama yetmez.”
Kalın sağlıcakla…