Açıkgözlü ve açgözlü bir takım memurlar, iktidardan makam kapma yarışındayken, eşleri de çoğunlukla The Cemaat bağlantılı destek sağlıyorlardı. İğrençlik de diz boyu idi... Kapanın elinde kalan ihaleler, cemaat destekli makamlar; adına STK denilen mahfillerde ayarlanıyordu. Alan memnun veren memnun ve tabii her şey ya yasaldı yahut yasaya uydurulmaktaydı. 2012´den sonra da sürdü bu, çünkü bürokraside kemikleşmiş zümre ?fifty fifty? cemaatçi yüzünü ve Ak Partili yüzünü beraber sürdürmeye devam etti. 15 Temmuz´dan sonra kendilerini rölantiye aldılar ve yerlerini garantide görür görmez aynı ayar devam ediyorlar. Mülkiye, adliye ve üniversite halen ağzına kadar bu yarı yarıya cemaatçi ve Ak PArtili olanlarla doludur. Omurga zayiatları kelimelerle ifade edilemez.
Bürokrasi anlattığım gibi oluşmuştur. Bizim Sivas Gazetesi´nin halen giderilmeyen mağduriyeti esnasında, gazetenin sahibine akıl verenler, ?Cemaatten üst düzey tanıdığınız yok mu?? aklını vermiştiler. Gerçekten de cemaat, iktidar içinde çözüm getirecek bir ağa sahipti. Bu ağ, cemaatçilerle öyle böyle çıkara müteveccih bağını sürdürenlerin oluşturduğu bir ağ idi. Şimdi de rahatlarına bakıyorlar. ?Bylock?ta adları yok, açık bağlılıkları yok ama tam anlamıyla ortakyaşar bir şebeke kurmuştular. Şebekelerinin insan zayiatı oldu ama ?masonik? bağlılıkları hız kesmeden devam ediyor. Özleri itibariyle yabancı idiler, çevreden bastıran ve hırsla hareket eden bu zümreler öylesine yabancılaştılar ki, 15 Temmuz hafazanallah başarılı olsaydı en azından makamlarını koruyacak, bir kısmı ise terfi edecekti.
Bu bir kısım orta ve üst düzey bürokratı halk gayet iyi tanıyor ve kimin kim olduğunun farkında. Belki Ak Parti teşkilatlarından bazıları da tanıyordur. Bu durum referandumu fena halde etkiliyor, sonrasını da mutlaka etkileyecektir. Tayyip Erdoğan´a güven duyan ama iktidarı da bürokratların soğuk yüzüyle tanıyan halkta, coşku gören varsa beri gelsin. ?Evet? verecekler çoğunlukta ama bu ?soğukluk? giderilemez. Yükselmek için "The Cemaat" ile içli dışlı yaşayanlar, şimdi ise geçmişlerini aklamak ve başkalarına suç atmak çabasındalar. Bunu da suret-i haktan gözükerek yapıyorlar ve bazı kurumlarda ?Ali kıran baş kesen? pozundalar. Kendilerine yardımcı olan ve yükselmelerinde birinci derecede rol sahibi parlamenterler, yüksek düzey amirler el altından hâlâ onları korumaya devam ediyor ve onlar da bu desteği sonuna kadar istismar ediyorlar.
Referandumun ertesi günü, olmadı ikinci gün bu hesap görülmelidir. Bu cılk ama çıkar şebekesine dönüşmüş yapı, temizlenmedikçe, bu ülkenin namuslu aydınına, gazetecisine, vatandaşına, partilisine asla huzur yok. FETÖ´nün açtığı tahribat çok derin ve üstesinden gelinmediğinde derinleşir.