Hepimizin gündemini meşgul eden “bahis skandalı” ile karşı karşıyayız.

Kimi dünyaya rezil olduk derken, kimi ise bu yapılan operasyondan son derece memnun.

Şimdilik ortalık toz duman!

Biliyorsunuz, sivasspor camiası olarak son iki sezonda yorulduk.

Geçen sezon son derece garip bir sezon geçirdik. Belki hiç yaşamayacağımız “teknik direktör değişiklikleri” ve “hakemlerin verdikleri vermedikleri” kararları koskoca iki sezona sığdırdık.

Lehimize verilmeyen penaltılar, aleyhimize çok rahat çalınan düdüklerin ardı arkası kesilmedi.

Belki biz iyi değildik ama düşecek kadarda kötü değildik.

Bu yaşadığımız süreç “Sivasspor camiası olarak” hepimizi yordu ve hırpaladı. Yeri geldi kırgınlık oldu ve taraftarlar ile takım arasında ayrıştırıcı bir unsur ortaya çıktı.

İnsanlar, yaşananlar karşısında futboldan uzaklaştılar.

Stadyumlar ve tribünler boş kaldı.

Çünkü, kimse futbol maçlarının sonuçlarının ve hakem yönetimlerinin “adil” olduğuna inanmıyor.

Her zaman söylediğimiz bir şey var, o da şu; Tekerleği yeniden icat etmeye gerek yok, yeter ki irade, cesaret, liyakat olsun!

Cesaret niye önemli?

Ona da değinmek istiyorum; pek çok ülke yaşıyor ama bizim ülkemizde daha fazla, sosyal medyada müthiş algı operasyonları yapılıyor.

Federasyon, kurullar ve hakemler üzerinde baskı yaratan “paylaşımlar” çalışmalar oluyor.

İşte benim isteğim, futbolu ve maçlarımızı yönetenlerin baskıdan etkilenmeden, yalpalamadan, adil olmaları.

O yüzden cesaret önemli!

Bunun bize işaretlerini federasyonumuz verdi.

Bu baskılara dayanıldığı müddetçe yani insanlar doğru bildiklerini yaptıkları müddetçe, doğru bildikleri zaman zaman “yanlış” da olabilir, ama doğru bildiklerinden herhangi bir medya veya sosyal medya baskısından etkilenmeden gitmek çok çok önemli.

Bunu yapabilecek iradede olduklarını, bunu yapabilecek güçte olduklarını kısa sürede kulüplere göstermiş oldular.

Artık, futbolun el birliği ile olduğu noktadan ayağa kalkması gerektiğini düşünenlerdenim.

Bu bağlamda da kulüplerin federasyona en büyük desteği vermeleri gerekmektedir.

Futbol, kim kazansın kim kaybetsin önemli değil!

Kaybeden kazananı alkışlamalı!

Yeşil zemine adaleti yansıttığımız zaman, bir sürü şeyin “zincirleme” düzüleceğine inanıyorum.

Futboldaki yapısal sorunlar, birkaç yılın sorunları değil!

Kimsenin elinde sihirli değnek yok!

Zaman içinde sabırla adaleti tesis etmek için çalışmaları sürdürmeliyiz.

Dediğim gibi bu federasyon muvaffak olursa aslında futbol muvaffak oldu demektir.

Kalın sağlıcakla...