(3) Beyle dedikten sonra dev öldü. Güzel Ahmet de sarı kayaya gitti. Manıhları alıp, kızın yanına geldi. Kız devin öldüğüne sevindi. Oğlanla kız bir vakit sarayda kaldılar. Günlerden bir gün kız dedi ki: -Dev senden iyiydi. Av avlıyor, kuş kuşluyordu. Sen hiç birini yapmıyorsun. Bu laf oğlanın içine büyüdü. Bengiboz´a bindi dağa çıktı. Fakat bir türlü av avlayamadı. Eli boş, gerisin geri döndü, geldi. Kız: -Niye avlayamadın, deyince; -Ne edeyim. Oku tam atarken, cemâlin gözümün önüne geliyor. Sen bir resim verirsen ava giderim dedi. Bunun üstüne kız çıkarttı resmini verdi. Oğlan tekrardan ava çıktı. Bir vakit av avladı. Gerisin geri dönerken öyle bir rüzgar çıktı ki resmi alıp gitti. Resim, gide gide bir Kralın sarayına gitti. Güzel Ahmet, düşüne düşüne evine geldi. Kız ne düşündüğünü sorunca, o da olup biteni anlattı. Biz haber verelim Kraldan... Kral resmini görünce askerini sefer etti. Güzel Ahmed´in sarayını sardırdı. Savaşa başladı. Kralla, bir gün Güzel Ahmet, bir gün manıhlar savaşıyorlardı. Lâkin Kral her ne ettiyse Hırızmalı´yı ele geçiremedi. O arada bir cadı karı peyda oldu. Kralın yanına geldi. -Sen boşuna askerini kırdırma. Bana izin ver sağ salim Güzel Ahmed´i sana getiriyim, dedi. Kral kabul etti. Cazı karı küpüne bindi, havalandı, saraya geldi. Gizli kapıyı tokmakladı. Oğlan kapıyı açınca, dedi ki: -Güzel Ahmet, hacılar Hacc´a gediyor, cehd edip gece geliyor. Ben burda kaldım. Beni bu günlüğüne misafir et. Oğlan cazı karısını almak için dışarı çıktı. O zaman cazı karısı Güzel Ahmed´in kolundan tutmasıyla küpe bindirmesi bir oldu. Beraberce havalandılar. Oğlanı getirip Krala teslim etti. Kral derin bir kuyu kazdırdı, oğlanı içine attı. Bu kez kızla harbe devam etti. Kralın Benli Güzel namında bir kızı vardı. Sanki doğan aya, ?Sen doğma ben doğacağım.? çavan güne ?Sen çavma ben çavacağım derdi.? Güzelliğini yedi âlem bilirdi. Bu kız sarayda gergef işliyordu. İşlerken, bir yerinde şaşırdı. Anasına danışmak için yanına gitti. Baktı ki anası ağlıyor. Yünden duttu: -Niye ağlıyorsun ana? dedi. O da: -Kızım baban üstüme evleniyor. Sana Hırızmalı´yı ana getiriyor, dedi. Kız bunun üstüne: -Ana sen hiç düşünme. Ben hallederim, dedi. Yanından ayrıldı. Önce methini duyduğu Güzel Ahmed´in yanına gitti. Aradı sordu, kuyuyu buldu. Kuyunun yanına varınca oğlana seslendi. -Ey Güzel Ahmet! Seni kuyudan çıkarırsam beni alır mısın?