Nüfus cüzdanımın geçersiz olduğunu, noterde avukata vekâlet verirken öğrendim. Tedirgin oldum; aklıma binbir ihtimal geldi. Bir an başıma bilmediğim bir bela geldiğini bile düşündüm. Sonra işin esası anlaşıldı. Nüfus kaydımız, Hafik ilçesinden Sivas merkeze alınmıştı. Nüfus cüzdanımda il-ilçe-köy haneleri Sivas, Hafik, Çukurbelen iken; ilçe hanesi çıktı ve Hafikli olmaktan ben de otomatikman düşmüş oldum. Hafik´te bir avuç ve hangi iğrenç gerekçelerle olduğunu bilmiyorum, husumetlik besleyen güruhun da haberi var mı bilmem, duysun ve mutlu olsunlar.
Bu nereden çıktı? Sırf Hafikli olduğum için davetlerini geri çevirmemiştim ve bir şiir gecesi davetine icabet etmiştim. İlk defa olan ve heyecan verici bir faaliyetti güya ve bir resmî işim olduğu için değil, davetli olarak gidiyordum. Meğer çok önceden ilçe ilçe gezip köşe tutmaya çalışan bir ?masonik örgüt? orada aleyhime bir rüzgâr estirmişti. Misafirlerin nerede olduğunu sordum, gölde olduğunu söylediler. Oğlum Afşin´le beraber göle gittik. Kaymakam da beraber, mahut heyet balıklarını yemiş muhabbet ediyorlardı. Selam verdim oturdum. İki porsiyon balık ve salata masaya geldi. O esnada heyet yarım ağız müsaade isteyip kalktı. Yapayalnız kalmıştım. Benim ülkemde adı şaire çıkmış nice müteşair vardır ki, bu tür adi işlerle kendilerine ?yükselme? aracı olarak edebiyatı kullanırlar. Olayı anında kavradım. İçlerinde ilçeden bir genç vardı ki, nefret vardı gözlerinde adeta. Bu nefreti ayrıca analiz ederim ama tenhada? Özü ise: Masonik örgütleşmelerin ?yerli? olan herşey ve herkesle derinden yürüttüğü husumetin hangi kılıklara girebileceğidir.
?İslamcılık? bu karartı halinde içimizde dolaşan, makam mevki sahibi olan; olduğunda ise hedeflerine benim gibi insanları yerleştiren masoniklerce sonuna kadar istismar edilmektedir. Ucuz ve ezik ama eğitim yoluyla nemalanmış ve sınıf atladığını(!) zanneden zibil takımı ise bunların sadece peşkir oğlanıdırlar. Beşerî tortuları ayrıca merak ettiğim hususlardandır... FETÖ´nün insan devşirme için nasıl bir müsait malzemeye sahip olduğunu da çekinerek bu satırlarda söylemiş oldum. Okuyan pek çok garip Sivaslı neyi, kimi kastettiğimi anlamaz ama muhataplarımın emin olun uykuları kaçmıştır ve gıyabıma diş gıcırdatırlar. Her pisliği beklerim, katlettiğinin başında besmele çekip su içmek de dâhil.
O gecenin sonrası, sıradan işlerden?
Sen şiir okurmuş gibi yaparsın, dinleyici şair seyretmenin keyfini yaşar? Seyretmek özellikle seçilmiştir; ülkemde kültür şurası düzenleniyor malumunuz? Esasında ise ?resmî onaylı? bir edebiyat ve şiirin, istismarcılar elinde nasıl can verdiğini yaşamaktayız. Yirmi yıl az zaman değil; bu yirmi yıl içinde kırk yaşlarımızı devirdik. Netice: sıradanlaştırılmış bir pazar aracı ve katma değer olarak yaşantıların kenarına iliştirilen bir İslamcı söylem ve kimliği örtmek için özel kamufle çabası gösterilen bir edebî ahlak? Kazançlı çıktığımı da düşünüyorum, tecrübe öğretici bir şeydir; acı çoktur ama olsun, dünya hayatı deyip geçmek gerekir. İlçeme son gidişimdi ve şimdi resmen o ilçenin kütüğünden düştüm.
Noterle aynı binada olan Nüfus Dairesine vardım, dört resim verdim, ben iskemlede otururken yeni kafa kâğıdım da geldi? İli: Sivas; İlçesi: Merkez, Köyü: Çukurbelen? Hafik artık kütükten düşmüştü ama ben nedense hâlâ kendimi Hafikli hissediyorum.
Hava ısınır ısınmaz, ilk müsait zamanda Hafik´e gideceğim. Bu sefer her hangi bir resmî iş yahut muamele için değil; sadece bir turistik gezi olacak. Bakalım neler değişmiş, neler değişmemiş. Biraz da üzüleceğim, babamın ahbapları son gördüğümde kahvede oturuyorlardı.