Merhum dedelerimden biri cumhuriyetin ilk eğitmenlerindendi. Eğitmen, harf devrimi sonrasında öğretmen olarak yetiştirilen ve süratle köylere atanan seçilmiş kişilerdi. Uygun bir alt yapıya sahip olanlar tespit edilerek, yeni harfler öğretiliyor ve köylere tayin ediliyorlardı.  Sonrada onlar içinden maarif müdürü, müfettiş filan olanlar da olmuştur. Hâlâ öyleyim ve kendimce işe yarar bir adam bulduğumda sükût içinde dinlerim, derinlikli bir kelime, bir ıstılah duyduğumda beynime çentik çentik kazırım. Dedem, Hafik için Kayıların ?Söğüt? adını verdiklerini, sonradan üzerinde durulmadığını ve unutulduğunu söylemişti. Söylerken de çok ciddiydi?
Kayıların Anadolu´da bildiğimiz ilk menzilleri Ahlat? Ardından Erzurum´a  ve  oradan da Erzincan´a yerleştiler. Ahlat, Erzurum, Erzincan Selçuklularla Harzemşahlar´ın arasında hudut hattı? Harzemşahlar Moğol akınlarına karşı koymaya çabalıyordu.; Selçuklu Devleti Moğollar ve Haçlı seferlerine karşı koymaya çalışıyordu. Kayılar kimseye bağlanmadı takribi otuz sene Erzurum ve Erzincan´da yayladı, kışladılar. Konu uzun ve özetlenemez ama Süleyman Şah´ın diğer oğulları Anadolu´dan vazgeçerler, Türkistan´a doğru yola çıkarlar. Tarihin akıbetleri hakkında söylediği fazla bir şey yok. Kayı´nın tahmini nüfusu 50.000 civarındadır ve Ertuğrul Bey´e 400 çadırlık bir oba kalmıştır. Kardeşi Dündar ve annesi Hayme Hatun Erzurum´da kalmıştır.  Erzincan´a geçtiklerinde Zara, Hafik, Sivas hareket alanlarıdır. Ertuğrul Bey, Moğollarla mücadelede Selçuklunun yanındadır ve şöhreti tüm Anadolu´ya yayılmıştır. Hayme Hatun Dodurga´dır ve Zara´da Dodurga Türkmenlerine mahsusu bir bölge vardır. Hafik´te ise Beydili Türkmenleri olduğu söylenir. Suşehri´nde bir kısım Kayı´nın yerleşik hayata geçtiği rivayetler arasındadır. Kayıların Moğollarla Savaşları Erzincan Sivas arasındadır. Moğol Komutanı Baycu Noyan´ı Sivas Beyi´nin öldürdüğü kuvvetli ihtimaldir. Kayılar için sonraki önemli durak Ankara´dır. Ankara ile Söğüt´e yerleşme arasında Kayıların sabit bir yerde oldukları düşünülemez, çünkü hâlâ göçebe ve hareket halindedirler. Ankara öncesi Hafik´te bir müddet konaklamışlardır.
Sözle aktarılana itibar etmek zorunda olduğumuz dönemleri konuşuyoruz Osman Bey´in Hafik´te doğduğu ihtimali de, şayiası da güzeldir. Ancak Gündüz Alp birinci oğul, Savcı Bey ortanca, Osman Bey (Osmancık) küçük oğuldur. Gündüz Alp´in Hafik´te doğma ihtimali daha yüksektir. Doğum tarihi hakkında çok net bilgi yoktur. Karacahisar fethedildiğinde Osman Bey yetişkin bir savaşçıdır. 1280 Ertuğrul Gazi´nin irtihalidir ve Osman Gazi Karacahisar Kalesi´ni 1288 yılında fethetti. O sıralarda 23 yaşındadır. Sözlü kültürde doğum tarihlerinin bazı olaylara dayandırılarak hatırlanması, yakın zamanlara kadar mahkemelik konulardan biri olmuştur. Kayıların Ankara öncesi dönemleri üzerinde fazla durulmamaktadır. Türkmen boylarının hepsinin tarihi baş döndürücüdür ve takibi zordur ama Kayı sıradan bir boy değildir. Bugün bile vakit geç değildir.
Gündüz Alp´in Hafik´te doğmuş olması yüksek bir ihtimaldir ama Kayıların Hafik´te konaklaması gerçektir.  Sivas valisi ve pek değerli bir devlet adamı Muammer Bey, durup dururken bir Osman Bey heykeli yaptırmaz. Muammer Bey, çok önemli ve ileri bir fikir namusuna sahip bir insandır. Zara kaymakamının denetiminde yapılan bu büstün dikildiği yerin bile bir anlamı vardır. Proje´nin bir büst ile sınırlı olmadığını, bir olayı anlatmaya matuf olduğunu da hatırlatalım; çok önemlidir. Heykelin olduğu yer, Hafik ilçesinin yerleşim sınırıdır. Kayılar muhtemelen derenin öbür tarafına, yani Zara´ya bakan tarafına yerleşmişlerdir. Kayılar Sivas´tan çıktığında, Türk Tarihi hızlanmıştır. Ankara, ardından Marmara Bölgesine doğru akış ve bu akış yüzlerce yıl sürmüştür. Belki hâlâ sürmektedir. 18-27 Temmuz 1302 tarihlerinde Bizans´ın yenildiği Koyunhisar Muharebesi´nden sonra, Ertuğrul Bey´in 400 çadırlık obası, Türkmenlerin toplandığı adres olmuştur. Kayı boyu artık yeni devletin en kıdemli ve kurucu tebaasıdır. ?Osmanlılık? da bence bu muharebeden sonra teşekkül etmiş ve süregelmiştir.
Yazının sonunda Zaralı Halil´den ?Akşam olur gölge düşer Kayı´ya?? türküsünü dinlemeyi ihmal etmeyiniz. Ben dinledim, ?Kayı? kelimesi üzerine de çok düşündüm. Bu uzun hava, çok uzun yollara ve zamanlara işarettir. Bir Dodurga´lı delikanlının, Kayı´dan bir Türkmen güzeline yaktığı bir türkü de olabilir; tersi de?
Bu türküye tarih düşmek bence hiç mümkün değildir?