Sabır ve tahammülümüzü de git gide kaybediyoruz. İnsanlar kendilerini tanımlarken «Haksızlığa gelemem!», «Bir insanı sildiğim zaman daha konuşmam » gibi tanımlarda bulunuyorlar kendileri için, biz ne zaman bu kadar tahammülsüz olduk ? Karakterli olalım derken, sabrı hoş görüyü belki de merhameti kaybettik. Kişilik sahibi olmak demek insanları bir kalemde silmek mi demekti ? ´Engin ol gönül engin ol´ dizeleri boşuna mı idi ? Engin olmak bazen duymamak, bazen görmemekti. Sabır lazım eş olmak için, sabır lazım anne olmak için, yada dost olmak için. Bu dünya cennet değil ki kusursuz olsun, imtihan diye geldiğimiz bu dünyaya hep rahat ve refah hayal edersek, mutsuzluk bize arkadaş olur, yakamızı da bırakmaz bir daha. Sabırla yorulmayan kişiliğimiz sonucunda, Nikah dairesi ile mahkeme koridorları arası öyle kısalıyor ki, sabırsız bireyler soluğu mahkemede alırken olan günahsız sabilere oluyor. Bu dünyadaki en büyük talihsizlik annen baban yaşarken onlardan mahrum olmak belki de, acı öyle büyük ki küçük yürekler taşımıyor. Oku kızım ayaklarının üstünde dur, kimseye muhtaç olma, kocana dahi ihtiyaç duyma telkinleri ile büyüyen kızlara bu telkinler yerine, oku ilim ve edepli ol, sabır ve sadakatli ol, anne olduğunda sana bir can emanet ediliyor. Annelik bir makamdır. Anneliğin kıymetini bil diye yetiştirilen kızlar. Eminim ki eş olmanın, ve anne olmanın kadrini daha iyi anlayacaklar. Böylece evliliğe eğlence olarak bakmak yerine ev bark sahibi olmak, yuva kurmak diye bakacaklar. Ve sonunda da hiç bir yavru mahsun olmayacak, bilmemiz gereken şu ki kimse annenin yerini tutmaz, bunu en iyi şu sözler anlatır belki de, hiç bir yuva dağılmasın duası ile. Şehir mi çok büyük ben mi çok küçüğüm? İnsanların telaşı, her şey çok karışık, Bildiğim birkaç yüz var, en önemlisi sensin annem! Sensiz büyüyemeyeceğimizi hissediyorum, Ya da büyüsem bile, ruhum hep senden ayrıldığım yaşta kalacak belli ki. Anne oyun oynuyorum, annelik rolünü kimseye vermiyorum, Daha çok küçüğüm, ama evcilikte hep anne oluyorum: ?Sana ne pişireyim kızım? diyorum, Belkide en çok bunu duymak istiyorum. Belki geçerli sebebin vardır, benden ayrılmak için, Ben bunların hiç birini anlayamıyorum. Anne çevremdekilere ?Anne? diye sesleniyorum, Aslında ben bunu bilerek yapıyorum ama bilmemezlikten geliyorum, Onlarda bazen beni duymamazlıktan geliyorlar, Belli ki sensizliği sessizlikle örtüyorlar. Annem saçlarımı örmesen olur, gündüzlerle baş etmeyi öğrendim ben, Ama gecelerle baş edemiyorum   Belki herkes bana seni unutturma derdinde, Ellerimden kokun gitmiyor ki annem! Ayrıca kimse senin gibi kokmuyor annem! Bütün şehrin kadınları bir araya gelse senin yerin dolmuyor annem, Yaşım kaç olursa olsun ben senin bıraktığın yaştayım, unutma anne, Hafızamda seninle ilgili anılar yavaş yavaş siliniyor sanki, Yüreğim çok küçük, sensizlik madem kaderimmiş benim, O zaman anılarım bari dursun yerinde annem, Unutma özlemlerin en büyüğü şimdi benim yüreğimde