Hattate Aynur Koçtürk’ün rehberliğinde sürdürülen hat derslerinde öğrenciler, yalnızca güzel yazı yazmayı değil; sabrı, disiplini, ölçüyü ve estetik anlayışı da öğreniyor.
İslam kültür ve medeniyetinin en zarif sanat dallarından biri olan hüsn-i hat, Arap harflerinin belirli ölçü, denge ve ahenk içerisinde işlenmesiyle ortaya çıkıyor. Yüzyıllardır hattatların emeğiyle yaşatılan bu sanat, günümüzde de geleneksel sanatlara ilgi duyan öğrenciler tarafından öğrenilmeye devam ediyor.

Hüsn-i hat derslerini veren Hattate Aynur Koçtürk, sanatın inceliklerini öğrencileriyle paylaşarak geleneksel sanatların gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunuyor. Cuma günleri Ziyabey Yazma Eserler Kütüphanesi’nde saat 15.00’te başlayan derslere şu anda 18 öğrenci katılıyor.

Koçtürk’ün öğrencileri arasında farklı yaş ve meslek gruplarından kişiler bulunuyor. Ev hanımlarından üniversite öğrencilerine, çocuklardan yüksek lisans öğrencilerine ve tıp fakültesi öğrencilerine kadar geniş bir öğrenci kitlesi hüsn-i hat sanatını öğrenmek için derslere katılıyor.

Hüsn-i hat sanatına ilginin her geçen gün arttığını belirten Hattate Aynur Koçtürk, öğrencilerin zaman zaman kısa sürede eser ortaya çıkarma beklentisine girdiğini, ancak bu sanatın temelinde sabır ve emek olduğunu ifade etti.

Koçtürk, hüsn-i hat öğrenmenin yalnızca kalem ve kâğıt üzerinde güzel yazı ortaya koymaktan ibaret olmadığını belirterek, öğrencilerinin süreç içerisinde kişisel değişimler de yaşadığını söyledi. Öğrencilerinden, derslere başladıktan sonra daha sabırlı oldukları ve davranışlarında olumlu değişimler gözlemledikleri yönünde geri dönüşler aldığını aktaran Koçtürk, hüsn-i hattın insanın karakter gelişimine de katkı sunduğunu dile getirdi.
Harflerin kalemle buluştuğu hüsn-i hat, sabır, dikkat ve disiplin isteyen uzun bir eğitim sürecini beraberinde getiriyor. Bir eserin ortaya çıkması için uzun süre emek verilmesi gerekirken, bu süreç öğrencilerin aynı zamanda sabretmeyi ve ayrıntılara dikkat etmeyi öğrenmelerini sağlıyor.
Hattate Aynur Koçtürk’ün rehberliğinde gerçekleştirilen çalışmalar, sanatseverlere yeni bir beceri kazandırmanın yanı sıra kültürel mirasla bağ kurma imkânı da sunuyor.
Hüsn-i hat, kalemden kâğıda uzanan bir sanat yolculuğu olmanın ötesinde, insanın sabır ve zarafetle kendisini geliştirdiği bir gönül yolculuğu olarak değerlendiriliyor. Geleneksel sanatların yaşatılması ise geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir kültür köprüsü kurulmasına katkı sağlıyor.





