Maltepe dershanelerinde öğretmenlik yapan Halil Canöz´ün yazdıklarını dikkatle okuyun lütfen:
?Bu yazıyı okumayan fetö´yü çözemez!
Fetö´cü olmak, tıbben henüz adı konulmamış bir tür psikiyatrik hastalığa tutulmak demektir.  Bu hastalar ikiye ayrılıyor:
1- Sırtına hep binilenler. 
2- Sırta binen ve hiç inmeyenler.
1- Sırtına binilenler işten atıldı, tutuklandı, maaşları bitti, pasaportları gitti, kiraları birikti, çocukları ortada kaldı, hain diye lekelendi, aileleri hırpalandı.
2- Sırta binenler ise henüz el koyulmadan işyerlerini devretti, evdeki çatal kaşığa kadar sattı, banka hesaplarını boşalttı, çocukları ve eşiyle beraber ABD, Almanya ve İngiltere´ye hicret etti, dışarda yatırımını yaptı, kendilerine maaş bağlandı, işine gücüne devam etti.
1- Sırtına binilenler bu topluma göre kovulmuş memur, hilekar ve kumpasçı, alçak darbeci, adi mahpus, acımasız katil sürüsü, Vatan haini.
2- Sırta binenlerse muhacir, onurlu basın mensupları, hukuk kahramanları, servetini feda eden hasbiler, tarihin kilometre taşları, ufuk insanlar, abide şahsiyetler.
1- Sırtına binilenler 3,5 senedir dua ediyor, sürekli 40 güne kalmadan Erdoğan´ın devrilmesini, adamlarının dağılmasını, abilerin yönetime tekrar el koymasını, herkesin tahliyesini, kadroların geri verilmesini bekliyor.
2- Sırta binenler ise sabah sporunu yapmış, portakal suyunu yudumladığı kahvaltısına geçmiş, sosyal medya aracılığıyla Türkiye´deki gelişmeleri kaygıyla izlemeye ve retweet´lemeye devam ediyor.
Ey İmân Edenler !
Bu adı konulmamış hastalığın tedavisi var mı henüz bilinmiyor.  Ancak iyi geldiği söylenen bir şey var. O da sırtındaki semeri çözmek.?