Sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir merakla beklenen reform niteliğindeki adımlar, çalışma hayatındaki milyonlarca vatandaşın gündemindeki tazeliğini koruyor. Emeklilikte yaşa takılanlar düzenlemesini kaçıranlar başta olmak üzere, ev hanımlarından esnafa kadar geniş bir kitlenin gözü kulağı Ankara'dan gelecek resmi açıklamalara çevrilmiş durumda. Sosyal Güvenlik Kurumu Uzmanı Ersin Bayav, mevzuattaki son durumları ve kulislerde konuşulan takvimleri değerlendirerek kamuoyunun merak ettiği sorulara açıklık getirdi.
Çalışma hayatında adalet ve denge sağlamayı hedefleyen yeni paketlerin ne zaman yasalaşacağı sorusu geniş kesimlerce tartışılıyor. Sektör temsilcilerinin ve uzmanların yaptığı son analizler, sosyal güvenlik alanındaki devrim niteliğindeki reformların kademeli bir planlama dahilinde uygulamaya alınacağını gösteriyor. SGK Uzmanı Ersin Bayav, kulislerdeki hareketliliği ve ekonomi yönetiminin ajandasını baz alarak sürecin işleyişine dair kritik uyarılarda ve öngörülerde bulundu.
Kademeli Emeklilik Sistemi İçin Kritik Takvim Netleşiyor
Sistemdeki en büyük beklenti gruplarından birini, 1999 ile 2008 yılları arasında ilk kez sigortalı olarak işe başlayan çalışanlar oluşturuyor. Eski düzenlemeyi kıl payı kaçıran ve yaş şartı nedeniyle emeklilik hakkını uzun yıllar sonraya ertelemek zorunda kalan vatandaşlar, kendileri için adil bir geçiş modelinin uygulanmasını talep ediyor. Ersin Bayav, bu devasa kitleyi kapsayacak yasal düzenlemenin altyapı çalışmalarının sürdüğünü ve sürecin resmen başladığını ifade ederek 2027 yılını işaret etti.
Masa üstündeki planlamaların önceki toplu emeklilik dalgalarından oldukça farklı bir mantıkla kurgulandığı aktarılıyor. Tek bir günde yüzbinlerce kişinin sisteme dahil edilmesi yerine, aktüeryal dengeyi sarsmayacak kademeli bir formül üzerinde duruluyor. Bu kapsamda ilk etapta yaklaşık 300 bin ile 400 bin arasındaki sigortalının sisteme entegre edilmesi ve bütçe üzerindeki yükün zamana yayılarak hafifletilmesi hedefleniyor.
Ev Hanımlarına Dev Sigorta Desteği Geliyor
Çalışma imkanı bulamamış ev hanımlarının sosyal güvenceye kavuşturulması ve emeklilik hakkı kazanması için hazırlanan proje de gündemin ilk sıralarındaki yerini koruyor. Aile yapısını güçlendirmeyi amaçlayan bu yeni modelde, isteğe bağlı Bağ-Kur sigortası primlerinin önemli bir kısmı doğrudan devlet bütçesinden karşılanacak. Ersin Bayav, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak kurgulanan bu destek sisteminin toplumsal dayanışmaya büyük katkı sunacağını vurguladı.
Mevcut ekonomik koşullarda aylık 10000 TL sınırını aşan Bağ-Kur primlerinin ödenmesi ev hanımları için ciddi bir mali yük oluşturuyordu. Tasarlanan yeni sistemde ödenecek prim tutarının %33,3 oranındaki kısmı devlet tarafından karşılanacak. Böylece ev hanımları çok daha makul tutarlar ödeyerek her ay 30 günlük tam sigortalılık süresi kazanacak ve geleceğe güvenle bakabilecek.
Devlet Prim Katkısından Yararlanma Şartları Belirleniyor
Ev hanımlarına sunulacak bu tarihi fırsattan yararlanmak isteyenler için bazı temel kriterler belirlenmiş durumda. Uygulamanın temel amacı hiç geliri olmayan veya aktif olarak piyasada yer almayan kadınları korumak olduğu için, başvuru sahibinin ticari bir işletme sahibi olmaması ve aktif sigortalı çalışmaması şartı aranacak. Ayrıca herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan kendi adına aylık ya da gelir elde etmiyor olmak da temel kıstaslar arasında bulunuyor.
Söz konusu şartları taşıyan kadınlar için geçmişte bir işte çalışmış olmak ya da prim ödemiş olmak hiçbir engel teşkil etmeyecek. Önemli olan husus, destek başvurusu yapıldığı tarihteki aktif sigortalılık ve gelir durumunun olmaması şeklinde uygulanacak. Tıpkı kademeli emeklilikte olduğu gibi bu sosyal destek paketinin de Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda 2027 yılında tamamen yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Staj Ve Çıraklık Mağdurları Çözüm Arıyor
Sosyal güvenlik sisteminin kanayan bir diğer yarası olarak bilinen staj ve çıraklık dönemindeki sigorta başlangıçları konusu da sıcaklığını koruyor. Genç yaşlarda çalışma hayatına girerek uzun yıllar ter döken milyonlarca vatandaş, fiilen çalıştıkları ilk günün emeklilik hesabında başlangıç kabul edilmesini istiyor. Kendisi de aynı durumu yaşamış bir uzman olan Ersin Bayav, toplumsal talebin haklılığına dikkat çekerek konunun çözümü için yürütülen çalışmalara değindi.
Sektörel dernekler ve federasyonlar, stajyer ve çırakların mağduriyetinin giderilmesi adına sivil toplum düzeyindeki temaslarını aralıksız sürdürüyor. Mağdur gruplar, bütçeye yük getirmeden geçmişe dönük borçlanma hakkı tanınmasını veya en azından sigorta tescil tarihlerinin emeklilikte milat alınmasını talep ediyor. Yasal mevzuat değişikliği gerektiren bu hassas başlıkta da gözler Meclis'e gelecek yeni sosyal güvenlik paketlerine çevrilmiş durumda.
Bağ-Kur Prim Gün Sayısında Eşitleme Yapılacak
Sosyal güvenlik sistemindeki bir diğer önemli eşitsizlik alanı ise farklı sigorta kolları arasındaki prim gün şartı uyumsuzluğu olarak göze çarpıyor. SSK bünyesinde çalışanlar 7200 prim günü ile emeklilik hakkına kavuşabilirken, kendi nam ve hesabına çalışan Bağ-Kur mensuplarının 9000 prim gününü tamamlaması gerekiyor. Aradaki 1800 günlük, yani yaklaşık 5 yıllık farkın kapatılması için esnaf ve sanatkarlar uzun süredir talepte bulunuyordu.
Hükümetin ajandasında üst sıralarda yer alan prim eşitlemesi düzenlemesiyle, küçük esnafın üzerindeki ağır prim yükünün hafifletilmesi amaçlanıyor. Ersin Bayav, Orta Vadeli Program çerçevesinde 2027 yılından itibaren hayata geçirilmesi öngörülen yeni formülle Bağ-Kur’luların da 7200 gün üzerinden emekli olabileceğini belirtti. Bu düzenleme tamamlandığında binlerce esnaf 5 yıl daha erken emekli olma imkanına kavuşacak.





