Geçenlerde bir arkadaşım ´´Kişisel gelişim ´´ ile alakalı bir kurs verildiğinden bahsetti. Çok faydalı olduğunu ekledi, ama bir kaç hafta gidemeğini ve gitmediği günlerde de çevrene karşı ´´Hayır´´ dersen mutlu olunabileceği ile alakalı ders işlendiğini anlattı.Ve bunu anlatırken çok da heycanlıydı, şöyle devam etti, « artık herkes hayır diyormuş ». Bu söylem beni oldukça düşündürdü : neden mi ? Gerçekten çevremize « hayır » dersek mutlu mu olacağız ?
Oysa biz vermeye endeksli yaratıldık, her hangi bir canlıya yardım bizi ne kadar mutlu ediyor öyle değil mi ? Kış münasebetiyle camımızın önüne koyduğumuz ekmek kırıntılarını, serçeler götürürken içimize huzur dolmuyormu ? Ya da yemek artıklarını kaldırım kenarlarına bırakırken hayvanlar nasiplensin istemiyor muyuz ?
Bu iyilik örneklerinden neden bahsettim ? Bizi hayır demekden çok yardım etmek mutlu ediyor, bazen çevremizdekiler bizi davet eder bedenen yanlarında olmamız onlara şifa olur, bir insana şifa olabiliyorsak ne mutlu bize, istenmek talip edilmek güzeldir.
Bana göre « hayır ! » altında batı vardır, orda insanlar kendi öz evlatlarına bile belirli bir yaştan sonra onlara karşı kendilerini sorumlu hissetmiyorlar. Ilişkiler ve yaşam farklı işliyor. Ama bizde öyle değil, biz komşu hakkından sorguya çekilecegimizi bilen bir şuura sahimiz kalmış ki bu ailen, akraban olsun, sorumluluğumuz var, çevremizekarşı ve biz birinin yardımına koştuğumuz zaman bu dünyadaki karşılığı gönlümüze verilen huzur galiba.
Tabi şunuda demeden geçemicem, nasıl evimize bir misafir geldiğinde nereye istersek orada ağırlıyorsak, görünmesini arzu etmediğimiz odaların kapısını örtüyorsak, evimizin nasıl mahremi varsa, ruhumuzum da mahremi olmalı karşımızda ki kim olursa olsun sınır ve hududu bilmeli, bilmeli ki biz razı olmadan mahrem alanımızı çiğnememeli. Ama bunu ancak biz öğrete biliriz.
Kendimize saygımız olursa dış dünyanın da bize saygısı daha kolay oluşur, oluşmuyorsa da gönül pençerelerimiz o insana karşı kapanır, ve canımızı acıtamaz biz musade edemezsek, şu gerçeği unutmamalıyız biz kime ne kadar musade edersek o kişi hayatımız da o denli vardır. Biz hatayı belkide şurda yapıyoruz, önce sınır çizmeden ruhumuzun her alanına girmeye müsade ediyoruz.
Sonra bir yerden « hayır de mutlu ol » diye bir söylem duyuyoruz ve bütün odalarımızdan çıkmalarını istiyoruz.
Ya bu çıkardığımız insanlara tekrar ihtiyaç duyarsak ? Sizce herkes bıraktığımız yerde mi olacak ? O yüzden kimseyi incitmeden kendi mahrem alanımızı oluşturalım. Hem böylece iyilik yapmaktan uzaklaşmadan kendi haklarımızı da korumuş oluruz.
Biz ! « Hayır ! » diyerek mutlu olamayız, hayır işleyerek mulu oluruz !
´´Kişisel gelişim ´´
Gülşah Akkaş Yaman
Yorumlar