04 Şubat 2026
weather
-2°
43,5148 %0.03
51,4510 %-0.05
6.978,84 % 1,01
Ara

İlim ve Nezaketle Bir Hoş Seda: Bizim Sivas’a Selam

YAYINLAMA:

Bismillahirrahmanirrahim. İnşallah bu yolculuk hayır ile devam eder. Bereket ile filizlenir. İlim ve nezaket ile gökkubbede bir hoş seda olur. Heyecanlıyım. Coşkuluyum. Bizim Sivas. Öteden beri takip ettiğim. Duruşu. Varlığı. Ve hizmet insanı oluşu ile. Uzaktan uzağa saygı duyduğum. Muhsin abinin daveti üzerine. Yeni bir yola çıkıyorum. Yol yeni değil elbette. Ben bu yolda yeniyim. Önceki kış günlerinde olduğu gibi. Lapa lapa kar yağmış. Saatlerce. Bazı yıllar günlerce. Arkasında Yol kalmamış. Arkasından her yer bembeyaz. Hatta karbeyaz. Ağaçlar bile. O vakit. Yola çıkılacaksa. Bu okul yolu olur. Bu atölye yolu olur. Bu camii yolu olur. Bir yere kadar herkes mutlaka aynı yolu kullanır.  Kuşkusuz belediye yolları açar. Ben yollar bazen henüz açılmadığı zamanları da hatırlıyorum. Orada bu bugün hatırladığım üç önemli grubun yolları kimi yerlerde birleşir. Kimi ara sokaklarda yalnızlaşır. İnsan bedenindeki damarlara benzetirim bunu.
Önceden yola çıkan. Karlara basmak suretiyle. Bir yandan yürümüş olur. Diğer taraftan arkadan gelecek olanlara yol açar. Kesinlikle. Hareket var ise. Hayat var ise. Canlılık var ise. Mutlaka insan yürür..Buna yol denir. Küçüğüne yolak. Zor olanına cılga da denir. İla ahir. İş bu yolda kışın yürümek farklı. Yazın yürümek farklı. Baharda yürümek farklıdır. Nitekim kar toz ve çamur yürümenin mahiyetini doğrudan değiştiren birer her birinin önemi farklı unsurdur. Bir de yürüyenler var ki ..O mevzuya  girmiyorum. Diyebilirim ki emeklilik süresini epeyce geçmiş bir gazete okuruyum. İlk okul yıllarından itibaren günlük gazete okumaya başladım.  Yaklaşık 50 yıl. Fazlasını 50 rakamına çektim. İlk yıllar gazetenin karikatür, pehlivan tefrikası ve klasik roman bölümünü okumakla, bir de gazetenin sağında solunda bir kısmına anlam veremediğim kimi manşetleri okumakla geçti. İlerleyen yıllarda Ergun Göze, Beşir Ayvazoğlu, Rauf Tamer, Ahmet Kabaklı gibi yazarların denemelerini zorlanarak okudum. Zira evde kitap yoktu: Gazete karşımda pırıl pırıl duruyordu. Lisede okuyan ağabeyim her gün gazete alıyordu.
Lisede arkadaşlarımız ile bir dergi çıkardık. Tek sayı. Sonra okul müdürümüz Osman Kılıç Hocamız biraz da ona kadar ilettiğimiz bu heyecanımız sebebiyle  okul dergimiz Sesimiz'i çıkardı. Bu dergide ikinci yazım yayınlandı. Bir sonraki yıl arkadaşım Yunus Nadir ile Hocamız Mustafa Tamer'in zarif karşıdakine kesinlikle cesaret veren rehberliği altında dergiyi yazı temini, dizgi, baskı ve satış olmak üzere her şeyi ile yönettik. Üstelik insan Kur'an gibi konulu sayı bile çıkardık.
Kar ile kış  ile yol ile yolak ile bağlantı kuracak olursak. Hayatımda dergi gazete çok önemli yer tuttu hep. Okul gibi. Takip ettiğim dergi yazarlarının varsa kitaplarını olursa konferanslarını da takip ediyordum. Çünkü lisede heyecanla takip ettiğim dergiler oldu. Üniversitede bir haftalık gazetenin dizgi baskı ve tashih işlerinde bulundum. Nasib tekrar gazete imiş 
bugün. Burada bulunmama vesile olan. Yazma heyecanını kazandığım. Gazete ve okuma alışkanlığını kazandırdığı için Ali Abime. İlk yazdıklarımı heyecanla okuyarak saatlerce benimle müzakere eden. Rahmetli Osman Çınar hocama. Dergi tecrübesini bizimle paylaşan Mustafa Tamer hocama. Ayrıca yazdığım bütün yazıları okuma nezaketinde bulunan Mustafa Tamer hocama. Gazetede yazma imkanından haberdar eden Hüseyin Yılmaz abime. Gazete sahibimiz Muhsin Kaya abime dualarımla başlıyorum. Allah yardımcınız olsun efendim.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *