Diyor ki bir eski tanıdık, evet sadece tanıdık, "Biz seni iktidar yanlısı olarak tanımadık, yakın zamana kadar da eleştirel tavrınızı sürdürüyordunuz. Ne oldu da böyle oldu?". Hayatımın hiç bir döneminde iktidardan yana yahut muhalefetten yana olmak gibi bir çizgim olmadı. Çok dost kazanmadığımı da biliyorum ama bu dünyaya ne pahasına olursa olsun dostum çok olsun ve onlarla eğleşip zaman doldurayım diye de gelmedim. Böyle düşünüyorum. "Hakkın hatırı âlî de değil, hiç bir şeyle mukayese edilmeyecek kadar âlîdir!" diyenlerdenim.
Bahse mevzu şahıs tanıdık ama belli ki beni iyi tanımamış. Yüzüme demese de daha ileri hukukumuz olduğunu düşündüğüm az sayıda cemaatçi de böyle düşünüyor olabilir. Vüzuha kavuşturalım: Ortada iktidara karşı siyaset geliştiren bir oluşum olsa alakadar olmam gerekmez. Artık bir cemaat değil, son beddua seansında olduğu gibi sütünü mayasını faş etmiş bir kerih tip var. İslam terminolojisini kullanıp da iki cihan sultanı Hz. Muhammed´in, sırf sulbünden hayırlı evlat gelir diye beddua etmediğini bilmeyen birileri hakkında hüsn-ü zan beslemek gaflet boyutunu aşar, hıyanet izharına varır.
Ülkemin darda olduğu anlarda hatalarından dolayı bırakın iktidarı, en saldırgan bir biçimde devlete taarruzda bulunan ve bu uğurda Rus basınında bile tebaası olduğum devlete "terörist" ithamında bulananlara eleştiri yöneltmeyi lafazanlık sayarım. Eleştiri, inandığım ahlak nizamında "hakkı teslim etmek"tir. Kendimi kahpeliğin her türünü meşru gören terör örgütlerine eleştiri ile değil; cepheden taarruz etmek ve alenen düşman saymakla mükellef bilirim.
Bu dünyada tuttuğum taraf, ötede de beraber olacağım taraftır. Müslüman bir ailenin çocuğu olmak mirasıyla müslüman olmayı sürdüren biri değilim. Tahkikim İslamiyetçin en sade, en temiz, insana en yaraşır din olduğuna vardırdığı için müslümanım, bu sarsılmaz bir karardır. "Lâ ilâhe illallah" dünyanın en büyük devriminin esasıdır. Devrim kelimesini iyi anlaşılmak maksadıyla kullandım. Bu devrim, ilk darbeyi evvela insanın kendi kendini ilahlaştırmasına karşı başlayan bir devrimdir. Sonra içten dışa doğru Allah ile kul arasına perde olan maddi manevi bütün ilahları putları yerle bir eder. Tefekkür adına insan aklını putlaştıran, sevgi adına gönülleri bulandıran her öğretiye, her şahsa, her örgüte karşı "İllallah" demekten başka hiç bir dayanağım olamaz.
Allah´tan gayrı her şey batıl...