Evvelâ, gençliğimizde laf olsun diye ortaya atılan ve hakaret amacıyla kullanılan ?masonluk?la ilgili bir yazı yazmadığımı belirteyim. Millî Selamet Partililerin Adalet Partililere ?mason? demesi gibi bir şey değil, konumuz. Çünkü bir zamanlar Selametçi olup, Feto ile İslamcı(!) niyetlerle bağlantı kuranlardan bahsediyorum. Millî Görüş tabanının Ak Parti´ye kaydığı malumunuz ama ne olarak kaydıklarını sormak aklınıza gelmez. Yine İslamcı pozunu takındılar ama kesinlikle Millî Görüşçü olarak değil, yazarınızın ?Kâinatın Zübüğü? lakabıyla andığı, FG´nin bademcikleri olarak yer aldılar. Ak Parti içinde olup, şu an bürokraside ve hatta ileri makamlarda at oynatan eski Millî Görüşçü, İslamcı zümrelerden söz ediyorum. Bunlar, öncelikle Feto ile işbirliğine girdi ve palazlandı, sonrasında Ak Parti´de dikey yükselişe geçtiler. Bu yolun serbest 17/25 Aralık´tan önce serbest olduğunu ise hatırlatmama gerek yok.
Masonluk, ?Aydınlanma Çağı?nın kültür emperyalizmini yaymakla görevli örgüttür. Aydınlanma filozoflarının bu işin neresinde oldukları önemli değil. O kültür emperyalzmini gerçekleştirirken ?devşirme usulü? çalışmış ve arkasından iktisadî emperyalizmi gerçekleştirmiştir. Türkiye üzerinde FETÖ´ye biçilen rol, benzer bir rolün tekrarıdır ama sadece onlarla sınırlı değildir. ?Masonik? olmak bir tavırdır ve bu tavra sahip olanlar, FETÖ´nün merkezinden tabana doğru yayılmıştır. Gizemli ritüeller sadece mahut The Cemaat ekseninde kalmamış; diğer İslamcı çevrelere ve özellikle iktidar olacak tabana sahip olmuş Milli Görüş mensuplarına sirayet etmiştir. Milli Görüşçülerin, iktidar beklentisi içinde olan ve 28 Şubat´la elleri boşta kalan aç gözlüleri, sonradan FETÖ olan cemaatin içine gırtlaklarına kadar gömülmüşlerdir. Bunlar içerisinde ?Bylock? bağı olanlar kesinlikle var ve sayıları da oldukça yüksektir. Son günlerde bunları, ileride muhtemel gelişmelerin korkusuyla sıkı ?Evetçi? ve ?İslamcı? takılmalarından tahmin edebilirsiniz. Bunlar içinde 2012´den sonra da bağlarını sürdürenler çoğunlukta ve bu hem kafa, hem de mide bulandırıcıdır. 15 Temmuz´la beraber kendilerine gelmeleri(!) asla itimat telkin etmediği gibi, İslamcılıkları da menfaatleri gereğidir.
Bylock´tan görevden alınanlar, bu işe daha önce bulaşan ve haberleşenlerdir ama diğerlerinin büyük bir bölümü çözülmemiştir. Bülent Orakoğlu´nun yazdığına göre: Türk İstihbaratı, bugüne kadar deşifre olmamış isimleri tek tek belirlemiş. 215092 Bylock kullanıcısı, yaklaşık 18 milyon mesaj veya yazışma 3 milyon 160 bin e-posta tespit edilmiş. FETÖ militanlarının hızlı bir şekilde tespit edilip derdest edilmelerini sağlamak amacıyla EGM Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı bünyesinde ´ByLock özel arama motoru´ gerçekleştirildi. Ve 81 İl Emniyet Müdürlüklerinin kullanımına açılmıştır. Bundan sonra kasıtlı ihbar mekanizması durmalı ve gereği şike ve adam kayırma yapılmaksızın yerine getirilmelidir. Yine ünlü istihbaratçımız, ?FETÖ ile mücadelede güvenlik güçlerince, örgüte büyük darbe vurulmasına neden olan masonik şifreli yazışma ve haberleşme programı Bylock´ta yaşanan önemli gelişmeler, Bylock´u sulandırma amaçlı algı operasyonlarını etkisiz kılacak bir çerçevede toplumu pozitif olarak etkilemeye devam ediyor.? demektedir. Devamının gelmesi herkesin arzusudur ve biz bunu en azından 15 Temmuz şehitlerine borçluyuz.
Bendeniz ?Masonikler!? dedikçe birileri kuduruyor ve hakkımda akla gelmez iftiralar, karalamalar üretmeye devam ediyor. Kendini Müslüman olarak tanımlayıp da bu müzevirlerin sözüyle hareket edenlerin fikir namusu meşkûktür. Herkes bayrağı kendi burcunda, şehrinde, mahallesinde dalgalandırmalıdır. Bu şehirdeki ?masonikler?in çözülmesini ısrarla diliyor ve sabırla bekliyorum.