Evvelemir ıslahınız için dua ederdim, şimdi ise zillete düşmeniz için dua ediyorum. Çünkü verilen izzeti kendinizden bildiniz ve kibre düşüp zulme başladınız. Bu dünyada hepimiz keşiğimizi savacağız; burada da, ötede de iki elim yakanızdan asla düşmeyecek. Sizi değil namazda, gökte meleklerle uçarken görsem, hile yaptığınızı düşünürüm.
Bu dünyada alçaklara ve alçaklıklara son anıma kadar söylenmesi ve yapılması gerekeni yapmadan göçmemeliyim. Hüseynî ahlakın bunu gerektirdiğine imanım tamdır. Taşradan görüp anlamayan, cuma çıkışı "Allah kabul etsin!" sahtekârlığınızı imanınıza vehmedenler elbette var. Tecrübemle biliyorum ki, Allah adını sadece menfaatinizi artırmak, insanı ve mahlûkatı kandırmak için anarsınız. Nihan kalmaz; tövbesi gayr-i kabil hâle dönüştü müzmin ahlaksızlıklarınız,her dakika daha iyi anlaşılacak; elinize geçtiğiniz zulüm fırsatı elinizden çıktığında, hempalarınız bile yüzünüze bakmayacak?Umudum o ki: dinimiz, ülkümüz, ülkemizer geç bütün varlığımızı için için çürüten dâhili ve derin sömürgecilikten kurtulacaktır.Gerçek istiklal ancak bu suretle gerçekleşebilir. Bir de azından çoğundan sırf menfaat için koyun koyuna yaşadığınız işbirlikçileriniz var, onlara ayrıca bir şey söylememe hacet yok. Çünkü bunların eline, elinizdekine denk geçtiğinde; samimi müminler şöyle dursun; rol icabı islamcılık yapanlara bile soluk aldırmayacaklar. Müminler, dünya zindanının yarıçapını hesap etmezler ve iki kötülükten birini tercih noktasında asla değildirler. Allah kimseyi ve özellikle zayıf kulları böylesi birmetriksin darlığına düşürmesin.
?Mühlet tanımalı!? demişti, bir yancı bürokrat. Ben kimim ki, mühlet biçeyim; bütün vadeler hakkın elindedir. Acaba haksızlık mı ediyorum diye düşünme imkânım oldu ve tam iki ay neredeyse hiç konuşmadım. Bu süreye, size emaneti taşımaya imkân açan ve daha önce muhalif gözüktüğünüz ne kadar şeni fiil varsa hepsini sığdırdınız. İnsanî takdir çerçevesinde, idrak edebileceğim zaman miktarınca biçtiğim mühlet bitince anladım ki, hiçbir mesainizde hardal tanesi kadar insanlık aramak hatâdır. Bilemem hangi hesaba mahsuben, Allahın size verdiği mühletin en kısa zamanda tükenmesi temennimdir. Kendine ve daracık grubuna tapınan, serveti kendi arasında devlet kılmaktan başkaca davası olmayan garip bir ırksınız. Yeryüzünde benzeriniz olan diğer ırk ve cinslerden en ufak bir farkınız yok. Allah korusun, biraz daha semirseniz FETÖ şöyle dursun, DEAŞ´A rahmet okutursunuz, hattâ Arakan´ın gariplerini satırla doğrayan Budist rahiplerle aranızda sadece ton ve tab farkı vardır.
Yüksek Fetöcülerle derin iş birliğinizi sürdürürken, yetki ve imkânınızla gariban kesimlerin canını yakmanız da namertlik seviyenizin kat burhan-ı katisidir. Er kişiler, savaş anı şöyle dursun; öldürmek zorunda kaldığında bile ölçülüdür. PDY ile oynaşırken de kazanıyordunuz, aleyhlerine döndüğünüzde de kazanıyorsunuz. Size gerçek kazancın ne olduğunu anlatmaya kalkmak, eşeğin kulağına Yasin okumak olur.