Bugün ki yazımda sizlere eskilerin anlattığı ve benim çok hoşuma giden bir fıkradan bahsetmek istiyorum.
Evet, eskiler anlatırdı.
İsmini şimdi hatırlayamadığım bir kasabanın en meşhur kahvesinde her gün aynı adam gelir ve akşama kadar otururmuş.
Ne bir iş yapar, ne çiftçilik yapar, ne de ticaretle uğraşırmış. Boş gezenin boş kalfası anlayacağınız.
Fakat, her sabah istisnasız kahveye gelir, kasabalılara "Yakında büyük bir iş kuruyorum." dermiş.
Kasabalılar, heyecanlanır ve hep bir ağızdan sorarlarmış. "Ne işi?.."
Adam ise cevap verir, “Şimdilik söylemeyeyim."
Kasabalılar peki “Ne zaman başlayacak?" diye sormuşlar.
Adam yine cevap vermiş, "Yakında..."
Günler günleri, haftalar haftaları ve yıllar yılları kovalamış…
Adamın yaptığı tek şey, her gün aynı cümleyi kurmak olmuş. "Yakında büyük bir iş kuruyorum."
Gün gelmiş, bir gün kahvenin yaşlılarından biri dayanamamış. "Evlat," demiş, "Sen iş kurmuyorsun. Sen sadece insanların merakını işletiyorsun."
Bugünlerde aklıma hep bu fıkra geliyor!
Sivasspor'un 8 Temmuz’da yapılacak olan kongresi yaklaşırken ortalık yine hareketlendi.
Resmi aday yok ama adaydan bol bir şey var!
Camia istiyor, Kesin geliyor, Liste hazır ve Kulislerde konuşuluyor...
Gün geçmeden yeni bir isim atılıyor ortaya, iddia olarak.
İşin ilginç tarafı, bazı isimler ortada görünmüyor ama reklamları tam gaz devam ediyor.
Sonra ne oluyor, dersiniz?
Bir bakıyoruz, "Şartlar” oluşmadı.
Yada "Uygun” zemin oluşmadı.
Ve, perde birdenbire kapanıyor.
Geriye sadece “aday” diye yapılan reklam kalıyor.
Geçmiş kongrelerde bunun örneklerini fazlasıyla gördük. Günlerce manşetleri süsleyen, sosyal medyada destek kampanyaları yapılan isimlerin büyük bölümü ya aday olmadı ya da son anda çekildi.
Olan ise Sivasspor'un zamanına ve taraftarın umuduna oldu.
Aslına bakarsanız, işin doğrusu çok basit.
Bir insan gerçekten aday olmak istiyorsa yolu belli!
Kulüp binasına gidilir ve resmi başvuru yapılır.
Projelerini açıklar ve basının karşısına çıkar, "Ben adayım" der.
İşte o zaman herkes eleştirir, destekler veya karşı çıkar.
Yoksa, ortada başvuru yokken, sadece kulis dedikodularıyla insanları başkan adayı ilan etmek, adaydan çok reklam üretmektir.
İşte burada “Kasabanın” kahvesindeki adamı unutmayalım, insanlar sonunda onun kuracağı işi değil, anlattığı hikâyeyi konuşmuşlardı.
Sivasspor'un bugün ihtiyacı olan da hikayeler değil, cesaretle ortaya çıkıp imzasını atan, sorumluluk alan gerçek adaylardır.
Gerisi sadece “reklam” ve kuru gürültüdür.
Kalın sağlıcakla…