FETÖ olarak adlandırıldı ve terör örgütü de ilan edildi ama paralel yapının hangi siyasî görüşe sahip olduğunu anlayamadık. Amerika´ya yakınlar ama hangi ülkeye mesafeliler onu da anlayamadık.
FETÖ´nün takibi ve soruşturulması kimlerle ve ne için beraber hareket ettiği anlaşılamadığı için çok zordur. Geçmişten bugüne hayli geniş sempatizanı olan ve ?hizmet hareketi? olarak kabul gören ve tam anlamıyla ?odak? haline gelen paralel yapı ile mücadele de titizlik ve ciddiyet ister. Paralel yapı içinde yer alan ama bugün uzaklaşanlar olduğu gibi, uzak gözüken ama şimdi faal olanlar da vardır.
Türkiye aleyhine her iç ve dış oluşumla bir şekilde ?paralel temas? kuran ve başı sonu belirsiz bir örgütün çok yönlü tehlikeler doğurması da kaçınılmaz. A kadrosu gider, B kadrosu gelir ve hatta arkasından bir de C kadrosu gelebilirse, profesyonel bir bölücü örgütle karşı karşıyayızdır.
Bu tür örgütlerle mücadelede yeraltı oluşumlarını ve istikametlerini tespit etmenin yolu legal faaliyet alanlarını takip etmektir. Bunların başında da iç, dış ve mahalli basın gelir. Hukukî olarak ceza verilecek deliller bulunamayabilir ama millete ve ülkemize verebilecekleri zarar engellenmiş olur.
Paralel yapı hukuksuzdur ve bu yapıyla mücadele hukuk içinde kalarak yapılabilir. Bir yerde adaletsizlik varsa: Orada ister paralel, isterse başka bir geometrik şekille adlandırılsın giderildiği an bu tür yapılarla mücadele başarıya ulaşır. Enlemi boylamı belirsiz FETÖ ile mücadelenin kolay olmayacağını ve uzun süreceğini anlıyoruz, devamlılık şarttır.
PKK terörüyle zamanında ve gereğince yapılmayan mücadelenin nelere mal olduğunu hâlâ yaşıyoruz ve asla da unutmamalıyız.