Halk olarak en büyük istediğimiz hayırlısı neyse o olsun. Aday adaylarına baktığımda bazen şunu düşünmüyor değilim, bundan önceki parti içindeki görevinde ne yaptı?Yeni görevi Milletvekilliği ile koltuğu daha mı sağlamlaşacak yoksa çalışacak mı? Niyetimiz ve duamız ateşten gömlek olan siyaseti hakkı ile yapan yöneticilerin başımıza gelmesi. Elbet bıçak sırtıdır vebal işidir. Lakin bu dünyadaki şan şöhret nefsin hoşuna gitmek de. Fakat ahiret var. Liyakat hakkaniyet sadece benim adamım bir yere gelsin olmadan herkesimin sesine kulak verilmeli. Geçmişte yaşamamış adaleti ile nam salmış insanları zaman zaman hatırlayalım. Zira umulur ki örnek alırız. “Hz. Ömer’in torunlarından olan Ömer İbn-ü Abdülaziz.. Tarihi Emevi devletinin başında bulunan ve ancak iki sene Emevi devletini yönetebilen Hz. Ömer’den sonra en adil ve en çok Allah’tan korkan bir devlet başkanı ve İslam Halifesi idi.. Toplum onun döneminde o kadar huzur içinde yaşamış ki, darbımesel olarak kurtla koyun çölde bir arada yaşıyorlarmış. Hatta günün birinde ermiş, uyanık bir kalp sahibi olan çobanın birisi koyun sürülerini otlatırken mutlaka o sürünün içinde bir iki kurt da bulunduruyormuş. Ve o kurtlar hiçbir zaman koyunlarına dokunmuyormuş. Bir gün abdest alıp öğle namazını kılarken birden bire sürünün içindeki kurtlardan birisi bir koyuna saldırır ve parçalar. Çoban selam verdikten sonra, ilk söylediği söz bu olmuştur; “Eyvah, mutlaka halife Ömer İbn-ü Abdülaziz vefat etmiştir. Eğer devletin başındaki adil yönetici bulunmazsa ancak kurtların koyunlara saldıracağı kaçınılmazdır" demiştir. Şu anda kurt benim koyunuma saldırıyorsa demek ki; Ömer İbn-ü Abdülaziz vefat etmiştir. Kısa bir süre sonra Ömer İbn-ü Abdülaziz’in vefat ettiği haberi kendisine ulaşır. Bir sonraki yazıda buluşmak duası ile